7. BÖLÜM: ŞAFAK SÖKERKEN Gökyüzü, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait F-16’ların bıraktığı mühimmatların yarattığı devasa alev toplarıyla sarsılıyordu. Dağ, sanki yerinden oynuyor, binlerce yıllık kayalar bu modern gazaba dayanamayarak un ufak oluyordu. Patlamaların yarattığı basınç dalgası, sınır hattındaki Pençe Timi’nin yüzlerine sıcak bir rüzgar gibi çarptı. Serdar Yüzbaşı, gözlerini bir saniye bile o alevler içindeki tepeden ayırmıyordu. Aslı oradaydı. O cehennemin tam kalbinde, kayaların ve ateşin arasında kalmıştı. "Komutanım, uçaklar bölgeyi dümdüz ediyor! Oraya girmek intihar!" diye bağırdı Balyoz, kulakları sağır eden gürültünün arasında. Serdar’ın gözleri kan çanağına dönmüştü. Yumruklarını sıktı, tırnakları avuç içlerini kanatıyordu. "O ölmedi," dedi alçak ama sarsılmaz bir sesle. "

