34. Bölüm: Ateşin Kıyısında Durup Kalan Nefes Dağ evinin içi, gece ilerledikçe daha da küçülmüş gibiydi. Birkaç saat önce ateşin çevresinde oturan üç gölge… şimdi daha yakın, daha çıplak, daha savunmasızdı. Dışarıda rüzgâr, duvarlara çarpıp uğulduyor; ara sıra çatının üzerinden geçen soğuk hava, eski tahtaları inleten bir inilti bırakıyordu. Elif çoktan köşedeki ince şilteye uzanmış, battaniyeyi başına kadar çekmişti. Nefesi sakinleşmiş, omuzlarının ritmi yavaşlamıştı. Ama Sahra biliyordu; çocuk uykusu bu değildi. Bu, bir şey duysa anında doğrulmaya hazır bir bekleyiş uykusuydu. Ateşin üstünde odunlar yavaş yavaş köze dönüyor, arada bir çıtırtı ile kıvılcım sıçratıyordu. O kıvılcımlar, sanki Sahra’nın göğsünde sıkıştırmaya çalıştığı duygulara benziyordu; bir anlık parlayış, sonra utanır

