37. Bölüm: Dağın Gölgesine Yazılan Tehdit Avlunun ortasındaki ateş çoktan sönmüştü. Ama küller… hâlâ sıcaktı. Rüzgâr, taş duvarların üzerinden atlayıp avlunun içine doldu. Kapının önüne bırakılmış çamurlu çizmelerin etrafında toz kaldırdı, ipte asılı duran örtüleri hafifçe titretti. Her şey, yeni başlamış bir sessizliğe alışmaya çalışıyor gibiydi. Sahra, mutfak kapısının eşiğinde durdu. Elinde, hâlâ tütmekte olan çayın ince belli bardağı vardı. Duman, bardağın üstünden yükselip yüzüne vuruyor, gözlerini hafifçe yaktırıyordu. Ne var ki, onu esas yakan çayın sıcaklığı değildi. Gözleri, avlunun ortasında durmuş Devran’da takılı kaldı. Devran, elleri ceplerinde, başı hafif öne eğik, sanki az önce meclisten değil de uzun bir savaş meydanından dönmüş gibi duruyordu. Omuzları ağırdı. Ama ba

