36.Bölüm: Küllerin Altındaki Yemin Sabah, dağın omuzlarına ağır bir perde gibi çökmüş sisle geldi. Ne güneşin rengi belliydi, ne kuşların yönü… Sanki bütün doğa, bugün kimin hangi sözünün ağır basacağını öğrenmek için soluğunu tutmuştu. Konağın avlusunda ateş henüz sönmemişti; küllerin arasından ince dumanlar yükseliyor, geceye ait son sırları usulca göğe bırakıyordu. Sahra, battaniyeyi omzundan sessizce indirdi. Elif’in nefesi düzenliydi, ama yüzünde tanıdık olmayan bir huzursuzluk vardı; uykunun dikiş yerlerinden sızan hayaller, çocuğun alnına ince ince çizgiler bırakmıştı. Sahra, kızının saçlarını geriye itti; bir an, kızının kalbinin ritmini dinler gibi oldu. Sonra kendi göğsüne döndü; kalbi hâlâ gecenin içinde atıyordu. Devran, çoktan ayaktaydı. Avluda tek başına durmuş, atkısını

