Kafamı kaldırdığımda yan tarafımdaki masaya oturduğunu gördüm bana ters ters bakıyordu ne bakıyorsun der gibi elimi salladım hemen önüne döndü ayy bu kadar yakışıklı önüne dönülür mü be
Ama gözleri çok derindi çok kederliydi acaba o kahve gözlere düşen bu keder neydi 1 saat boyu galiba hep onu izledim bana dönüp baktığında ise gözlerimi kaçırdım alp e bakınca sanki tüm dertlerim uçup gitmiş gibiydi dersim bitince hemen yurda döndüm aslında kendime iş bakmam gerekiyordu hiç olmazsa telefonumu yaptıracak parayı çıkarana kadar çalışabilirim zaten geriye kalan günlerim hep dolu o yüzden pek çalışmaya vaktim olmazdı yurda girmemle "ah, oh evet evet devam et sik beni" sözlerini düymam bir oldu beyza yine görüntülü bir şekilde erkeklerle s*x yapıyor belli hayır yani yapabilir beni ilgilendirmez ama benim yanımda yaptığından beri psikolojim bozuk zaten günde bin erkek arardı muhakkak beyzayı biri arar "karım" der başkası arar"sevgilim "der ama Beyza ya kalsa hayatında kimse yok hayır yani bari başındaki eşarptan utan kapıyı sert bir şekilde çarptım ki anlasın birinin geldiğini kapıyı kapatmama la sesin kesilmesi bir oldu zaten içeriyede girmedim çalışma masaları ve dolaplarımızın olduğu tarafta kaldım üstümü değiştirip karnımı doyurdum ama aklım hem telefonumda hemde telefonumu kırandaydı aslında ağlamak istiyordum neden bilmiyorum ama ağlayasım var galiba regl dönemim yaklaşıyor düzensiz regl olduğum için ne zaman olucağım pek belli değildi beyza yine sesli bir şekilde karşıdaki kişiyle +18 konuşuyordu zaten beyazdan sonra yemin etmişim birlikte olucağım kişiyle muhakkak evlenmeden birlikte olmıycak tın hem de asla
***
Sabah yine alarmın sesiyle uyandım galiba retgörümüzün bizimle bir derdi vardı hayır yani sadece bizim dersimiz sabahın 8 indeydi oda arkadaşlarımın hepsi onda yada bir deydi haksızlık bu yine sıradan bir sabah üstüme kırmızı bir sweatshirt geçirip altımda siyah geniş paça bir pantolon geçirdikten sonra saçlarımıda tarayıp çıktım kahvaltıdan sonra kulaklığımı takıp yürüdüm belki telefonumun ekranı kötü durumdaydı ama olsun halen kullanılabilir (şüpheli) yol boyunca nasıl iş bulucağımı düşündüm kafelerde falan iş bulmak çok zordu çünkü artık kimse partime işçi almıyordu fakültenin önüne geldiğimde alp i gördüm yine sigara içiyordu onada ters bir bakış attıktan sonra içeri geçtim sonuçta tüm bunlar onun yüzünden olmuştu
***
"hadi ama ya başlıycam böyle işe bu hocalarda hepten zıvanadan çıktı ama yaa" diye söyleniyordum çünkü hoca yine son dk da dersi iptal etmişti ve biz orda kalakalmıştık sonuçta uzaktan gelenler vardı yazık değilmi yahu onlara "aman sakin ol hem biraz sohbet ederiz fenamı" Meryemi bu pozitifliği beni öldürecek az kaldı
Biz sohbete almışken bizim sınıftaki kızlarda bizim masaya doluştular sınıfımız o kadarda kalabalık değildi o yüzden herkes herkesi tanıyordu normal üniversitedeki sınıflar 100 150 kişilik olur Du ama bizim sınıf 30 kişiden oluşuyor kızlar gelirken herkes alp e olan hayranlığım anlattı resmen neymiş efendim "çok yakışıklıymış" ta "kibar mış" ta bok kibar o sırada biri omzuma dokundu omzuma dokunan kişi alp ti "benimle gelirmisin iki dk" dediğinde şaşırdım biraz ne konuşucaktıki "tabi" diyebildim sadece ayyy bide evlilik teklifi ediyormuş çüş kızım ni dur daha yeni tanıştınız yavaş kafetaryanın önünde duvara doğru yürüdü bende onu takip ettim "niye çağırdın ne konuşmak istiyorsun benimle" dediğimde biraz üsüme yürüdü sırtım duvara değdiğinde ben duraksadım ama alp durmadı biraz daha üstüme doğru gelip bana doğru eğildiğinde elinde ki kutuyubana uzattı "bu ne şimdi" kutu hediye paketiyle kapanmıştı ne yani bana hediyemi almıştı iyide dün tanışmıştık gerçi tanışmamıştık bile tartışmıştık "aç bak bakalım neymiş" dedi kibirli bir şekilde o an farkketim ki aynı zamanda birazda egolu kutuyu açtığımda heyecanlı olduğumu belli etmemeye çalıştım ama heyecanlanmıştım hediye paketini tamamen açtığımda içinde son model bir telefon olduğunu gördüm ona şaşkın şaşkın bakarken alp te açıklama yaptı "dün telefonun benim yüzümden kırıldı o yüzden aldım" dedi ensesini kaşıyacak eridim adeta bir insan ensesini kaşırken bu kadara yakışıklı olur mu be telefonumu kırdığını söylemişti ama özür dinlememişti "yani özür mü diliyorsun" dediğimde kaşları çatıldı "özür dilemiyorum sadece telefonunu kırdım o yüzden aldım yoksa özür dilemesi gereken kişi sensin cadı" dedi bana cadı mı ben mi ben cadı mıyım yani onun gözünde bu beni biraz kırdı açık ası hayır yani burnum da küçük benim cadıya benzer bir yanımda yok ki" ben mi cadıyım ha asıl sen öküzün tekisin duydun mu beni madem telefonumu kırdın o zaman bir özür dilesen ölmezsin yani "dedim sinirle cadı dedi bana yaa" özür falan dilemiyorum bana çarpmasaydın telefonunda kırılmazdı" oha bahaneye bak" madem özür dilemiycektin niye aldın bu telefonu"allahım şu telefonu şunun kafasında kıramam için bana sabır ver dedim içimden "özür dinlemiyorsan almıyorum telefonu" dedim küstahca ayy umarım al diye ısrar eder yoksa telefonsuz kalırdım "iyi sen bilirsin almıyorsan alma" dedi "özür falan dilemiyorum" diyip gitti bari telefonu bıraksaydın Bee ufff kokusunda burnumda kaldı beee neyse çalışıp alıcaz artık dedim kendi kendime kızların yanına dönüp oturduğumda hepsi merakla beni süzdü "eee ne dedi alp sana diye merakla sordu bense" hiç bişey demedi "diye geçiştirdim sadece zaten moralim bozuktu
***
Hepimiz konferans salonunda toplanıp bekledik çünkü bu gün alp beyy buraya gelip tırnaklarıyla kazdığı (babasından kalan) iş hayatını anlatıcak tı ama büyük ihtimalle babasından kalmaydı o kadar mirası parayı tek başına kazanmış olamazdı biraz araştırdım aslında baya zengindi ama ailesi hakkında hiç bir şey yoktu o sırada etraftan gelen uğultulara kulak kabarttım önümüzdeki kızlar "ay aşık oldum adama çok yakışıklı" diyordu başkası"gördünmü adamı" diyordu hayır yani bende gördüm ama içi öküz işte ne yaparsın zaten bana cadı diyip tüm moralimi alt üst etmişti hayır yani bana küfür etse bu kadar zoruma gitmezdi diye düşünürken sonunda paşamız çıktı ve anlatmaya başladı aslında alp hayatını başarılarını anlatınca ne kadar çok yanıldığımı anladım yetimhanede doğup büyüdüğünü ve 8 yaşından beri sokaklarda çalışıp buralara kadar geldiğini anlattı o anlattıkça benim içim buruklaştı çünkü onun hakkında hep yanlış düşünmüştüm konferans bittiğinde içim Bi buruklukla doldu taştı adeta acaba niye yetimhanede doğup büyüdü ailesi ölmüş müydü yoksa terkmi etmişti hepsi soru işaretiydi kızlarla kafeteryaya geçti biraz sohbet ettik sohbetimizin 15 dk sında alp te gelip çaprazımızdaki masaya oturdu ona bakmadan duramıyordum telefon için falanda değil yani 😁ama onu dahada çok tanımak istiyordum ben ona bakıp düşünürken karşısına bir kız oturdu mini etekli balık etli platin sarısı saçlarını savura savura alp in karşısına oturdu acıba sevgilisi mi diye düşünmeden edemedim kız ona her ne dediyse alp bir anda ayağa kalkıp kıza bağırmaya başladı "değol git lan masamdan" kız kıpkırmızı olmuştu utancından o platin sarısı saçlarıyla ve kızarmış yüzüyle Galatasaraya bensiyordu kız gittiğinde herkes alp in olduğu tarafa bakıyordu ama alp kimseyi umursamadan oturup çayından bir yudum alıp bana baktı bana bakmasıyla bakışlarımı hemen kaçırıp başka tarafa baktım acaba bende masasına gitsem beni de kovarmı diye düşünmeden edemedim gerçi çokta samimi değiliz kovabilir yani Bi yarım saat boyunca oraya bakmadan sohbet etmeye çalıştık kızlarla ama çok zordu gözlerim sürekli o tarafa kayıyordu ne yapiyim yani adam hem yakışıklı hem gizemli insanın ilgisini çekiyor sadece benim de değil tüm kızların ilgisini çekiyor ve kafamdada soru işareti çoğalıyor ama bananeki beni ilgilendirmez zaten masadaki sohbette sıkıcı olmaya başlamıştı çantamı alarak ben gidiyorum işim var dedim aslında helen erkendi konferans var diye derslerde iptal edilmişti o yüzden erkenden yurda gidip uyumak istiyordum kızlara el salıyarak çıktım fakülteden kulaklıklarımı takıp bir şarkı açtıktan sonra yürümeye başladım hem yorgun hem fakir hem de telefonsuz sayılırdım bunların hepsi piskolojiyide zedelediği için çok ama çok yorgundum yurda vardığımda üstümü değiştirip karnımı doyurdum tek derdim uyumaktı yatakların olduğu alana geçtiğimde yatağımın üstünde bir kutu vardı tanıdık gelen bir kutu bu sabah alp in bana vermeye çalıştığı telefondu hemen yatağıma doğru ilerleyip kutuyu açtım paketi açtığımda üstünde özür dilerim yazılı bir not vardı benden özür dilemişti ben şok ama yatağımı nerden biliyordu bu odada kaldığımı nerden biliyordu telefonu elime alıp baktığımda ilk açanın ben olmadığımı anladım içini biraz kurcaladığımda bir numara kayıtlıydı bu alp in nunarasıydı adı yazıyordu çünkü hem özür dilemişti hemde numarasını mı vermişti
❤️