Uğultu. Kulaklarına ilk dolan şey güçlü bir uğultuydu. Başını, binlerce sert darbe almışçasına ağrırken, yasladığı omuzundan kaldırıp kendine gelmeye başladığında, ilk olarak hareket etmeye çalıştı. Ancak yapabildiği tek şey, sadece yerinde kıpırdanmak olmuştu. Ellerinin, arkasından birbirine bağlı olduğunu anlaması fazla uzun sürmedi. Etrafa bakmak için gözlerini açmaya çalıştı, fakat göz çevresi bir bez parçası ile sıkı sıkıya bağlanmıştı. Ayakları da aynı şekilde kalın bir sicim ile bağlıydı. Hiç bir şey göremiyor ve hareket edemiyordu. Korkmaya başlamıştı. Ne olmuştu böyle? Neredeydi? En son hatırladığı şey, otelin kapısında taksi beklerken bir anda önünde beliren siyah cip ve içinden çıkan koyu renk takım elbiseli adamlardı. Onların kim olduğunu anlamaya fırsatı olmadan, kolunda hi

