Lina'nın Kaçışı

1133 Kelimeler
Lina Aydan Nihayet orduya gelmiştim. Aynı pozisyonda oturmaktan her yerim uyuşmuştu. Biraz genleşip kendime gelmeye çalıştım. Otobüsten indiğimde muavinden valizimi aldım. Geldiğimi anneme haber vermek istemiştim ama telefonumu elime alınca şarjının bittiğini farkettim. Neyse artık sürpriz yaparım bende. Otogarda bir taksi çevirip evimin adresini verdim.Taksi yola çıktığında başımı cama yasladım. Bu şehir yıllardır gelmediğim ama çocukluğumun büyük kısmını geçirdiğim yerdi. Dağlar sırt sırta vermiş gibi yükseliyordu uzakta. Hava İstanbul’a benzemiyordu; daha temizdi, daha derin… Sahil kenarına paralel uzanan o asfalt yol, denizin kıyısında maviyle yeşilin aşkını taşıyordu. Deniz kıpırtısızdı ama dalgalar taşlara nazikçe dokunuyordu. “Buralarda bir yer mi?” diye sordu şoför. “Yoksa yukarılarda mı kalıyorsunuz?” Cevap vermedim hemen. Gözüm, yol kenarındaki fındık bahçelerine, taş evlere, çamaşır iplerine takılmıştı. “Yukarı doğru çıkacağız,” dedim sonunda. “Meşebükü Mahallesi.” Şoför başını sallayıp yola devam etti. O tanıdık sokağa girince ister istemez içim burkulmuştu. Çocukken kardeşimle nasıl güzel oynardık bu sokaklarda. Çocukluğum o kadar da kötü geçmemişti ama mükemmel de değildi. Babam ilgiyle ilgisizlik arasındaydı bana karşı. Ama kardeşim Aslı'ya hep daha yakın davranmıştı. Küçükken Aslı'nın yerinde olmak istemiştim hep. Çocukluk işte... "Burası abi." Taksinin parasını ödeyip müstakil evimizin kapısının önünde durdum. Tek katlıydı ama bize yetiyordu. Derin bir nefes alıp kapıya vurdum. İkinci çalışımdan sonra kapıyı annem açtı. "Lina kızım...! Geleceğini neden haber vermiyorsun." Sevinçle kızmak arasında kalıp sıkıca sarıldı bana. "Sürpriz yaptım. Çok özledim hepinizi." "Kapıda kalma hadi, geç içeri." İçeri girdiğimde hâlâ bıraktığım gibiydim Eşyalar aynı yerindeydi. Büyük ihtimal odam da bıraktığım gibiydi. "Babam yok mu anne?" diye sordum. Annem sıkkın bir nefes verdiğinde, "Baban bu sıralar eve pek uğramıyor. Tamamen içine kapandı kızım. Senin gelmene çok sevinecektir." Merak etmiştim ne olmuştu acaba. "Eee... Aslı'yı göremedim." "Gelir birazdan bakkala gönderdim. Hadi sen yerleş odana. Ben de sofrayı sereyim. Benim yemeklerimi özlemişsindir." "Hem de nasıl, burnumda tütüyor." "Hadi çabuk o zaman." dedi ve mutfağa gitti. Ben de odama geçip üzerime rahat bir takım giydim. Döndüğümde kapı çalıyordu. "Ben bakarım!" Kapıyı açar açmaz Aslı boynuma atladı. "Abla! inanmıyorum dönmüşsün. Niye haber vermiyorsun." O kadar çok sıkıyordu ki nefes almayı unutmuştum bir an. "Biraz daha sıkmaya devam edersen artık bir ablan olmayacak." "Ahh... ben bir an seni görünce heyecandan oldu." Yere düşürdüğü ekmek poşetini de alıp salona geçtik. Annem yemekleri hazırlamıştı bile. Aslı beni soru yağmuruna tutuyordu ama çok acıkmıştım. Sonra annem araya girdi. "Rahat bırak kızı da yemek yesin. Günler çuvala mı girdi." dediğinde beni kurtarmıştı resmen. "Siz sormadan ben söyleyim, artık burada kalacağım. Geri dönmeyeceğim." Annem gözlerini birden bana dikti. "Başına bir iş mi geldi yoksa." "Off anne, ilk aklına bu mu geliyor. Istanbul beni çok sıktı. O yüzden geldim." "Aman iyi başka bir şey olmasın da." Ne olabilirdi acaba, buraya geldiğim için daha çok pişman olacakmış gibi bir his vardı içimde. Yemeklerimizi yerken kapı açılma sesi duyuldu. Hepimiz kapıya döndüğümüzde aslında kimin geldiğini takmin ediyorduk. Babam kapıda göründüğünde beni farketmedi bile. Çok düşünceli bir hali vardı. Ve en son bıraktığım gibi değildi. Gözlerinin altı morarmış ve aşırı derece de zayıflamıştı. "Serhat, Lina geldi." Babam kafasını kaldırıp bir süre bana baktı. Kafasında bir şeyler düşünüyordu. Sonra birden gülümsedi. "Evine hoşgeldin kızım." Ne sarıldı ne öptü... Sonra aceleyle ayakkabılarını geri giydi. "Sultan... akşama misafirlerimiz var hazırlık yap," dedi. Babam gittiğinde anneme döndüm. "Anne, babamın nesi var." "Bilmiyorum kızım, bir haftadır böyle." Babamın bana karşı ilgisizliğine alışkındım ama bu sefer ki çok başkaydı. Üç yıldır beni görmemesine rağmen sarılmamıştı bile. Tüm iştahım kaçmıştı. "Lina yoldan geldin, git biraz uyu. Aslı sende bana yardım et kızım." Biraz uyumak istiyordum gerçekten. Odama geçtiğimde valizimden askılı saten, şortlu geceliğimi çıkardım. Uyurken rahat etmek en büyük takıntımdı. Sütyen bile takmayı sevmezdim. Başımı yastığa koyduğumda babamı düşünmemeye çalıştım. Kısa bir süre sonra da kendimi uykunun kollarına bıraktım. ... "Abla uyan!" Birinin beni sarsmasıyla neye uğradığımı şaşırmıştım. Gözlerimi açtığımda karşımda Aslı'nın endişeli yüzü vardı. "Ne var Aslı... bırak da uyuyayım." Yastığıma geri gömüldüğüm sırada kafama yastık atmıştı. "Seni var ya—" "Kaçıp gitmek zorundasın." Yüzü ciddiydi, şaka falan da yapmıyordu. Yataktan hızla doğruldum. "Ne diyorsun Aslı." "Babam... babam seni bir mafyaya satmış. Adı Cengiz Alagöz. Birazdan seni almaya geliyormuş." Hayır rüya falan görüyor olmalıydım. "Abla kendine gel artık ve kaç. Babam annemle konuşurken duydum ama annem de kabul etti. Benim yaşım reşit olmadığı için babam seni satmış." "Annem öylece kabul mu etti." Kelimeler ağzımdan dökülürken ne hissettiğimi bile bilmiyordum. Bir ailem olmasına rağmen gerçekten kendimi sahipsiz gibi hissettirmişti bugün. "Abla bunları konuşmanın sırası değil. Cengiz Alagöz dediği adam birazdan burada olur. Ne olursun kaç artık." İçimdeki öfke ve kırılmışlığa rağmen ayağa kalktım. Aslı spor ayakkabısını yere koymuştu elinde de bir uzun hırka vardı. "Üzerini değiştirmen için zaman yok acele et. Bu da çantan... telefonunu burada bırak Cengiz Alagöz'ün eli kolu uzunmuş." Aslı'ya sarılıp, "teşekkür ederim. Eğer haber vermeseydin—" sözüm yarıda kalmıştı. "Hadi git artık!" Hızla camın yanına yaklaştım. Şuan gelen giden yoktu ama Aslı'nın demesine göre birazdan gelirlerdi. Sessizce pencereyi açıp bahçeye atladım. Aslı da peşimden camı kapattı. Can havliyle kendimi sokağa attım. Tam koşacağım sırada ileriden gelen konvoy araçları görmemle başka sokağa sapmıştım. O kadar hızlı koşuyordum ki, zaman kavramını bile unutmuştum. Nereye gidecektim? Birazdan evde olmadığımı anlamış olurlardı. İlk iş otogara bakarlardı. Neden buraya gelmiştim ki? "Allah'ım yardım et. Bu beladan kurtar beni." Bir yerlerden araba sesleri geliyordu. Ve sesler gittikçe yaklaşıyordu. Sokağın az altında duran üç araba dikkatimi çekti. Hiç düşünmeden en öndeki arabanın arkasına saklandım. Lütfen bagajı kilitli olmasın. Lütfen! Bagaj kulpuna asıldığımda açılmıştı. Kafamı kaldırıp kontrol ettiğimde arabaların farları görünmeye başlamıştı. Kendimi o anın korkusuyla bagaja atıp kapağı kapattım. Arabaların sesi çok yakından geliyordu. Bir adam arabadan hızla inip sertçe kapıyı kapattı. "Nerede bu kız!" "Cemil abi... bir kişi bu tarafa doğru kaçtığını söyledi. Fazla uzaklaşmış olamaz." Hadi gidin artık. üzerimdeki yünlü hırka terletmeye başlamıştı. Bu kapalı alanda baygınlık geçirmek üzereydim. "Aramaya devam edin! O kız bu gece bulunacak!" Bok bulursun... Sesler uzaklaşmaya başlayınca üzerimdeki hırkayı çıkardım. Çok sıcak olmuştu ve saçlarım boynuma yapışmıştı. Yaklaşık on dakika kadar geçmiş olmalıydı. Etraftan sesler de gelmiyordu. Tam inmek için hareket edeceğim sırada başka sesler duymaya başladım. "Abi... az önce Alagöz'lerin arabası buradaymış. Arabaya bir şey yerleştirmiş olmasınlar." Sesleri net bir şekilde duyuluyordu. "Bak o zaman Sadık!" Son konuşan adamın sesi sanki biraz tanıdık gibiydi. Ama şuan daha ciddi bir sorun vardı; arabayı kontrol edeceklerdi. "Sadık! Arkadaki arabaları kontrol edin." Kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Adım sesleri her saniye daha çok yaklaşıyordu. İçimden tüm duaları okumaya başlamıştım.Bagajın kapağı birden açıldı. Şaka mı bu... Karşımdaki adam, dün gece 'sakla beni' diyen adamdı. Adamın gözlerinde de en az benimkiler kadar şaşkınlık vardı. "Bak sen... gökte ararken yerde buldum seni." Yüzünde aynı zamanda gülümseme de belirdi. Gözleri yüzüme kilitlenmişti. "Abi, bir şey mi var araba?" Az önceki konuştuğu adam yanımıza yaklaşıyordu. Adamın bakışları bedenime indiğinde aniden bagajı geri kapattı. İlk defa bu kadar açık gecelik giydiğime pişman olmuştum. Kader yollarımı sürekli bu adamla kesiştiriyordu.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE