Babamın hakaretleri, dayaklarıyla Batın'ın yumrukları, Eylül'ün elleri büyük bir kabus bataklığı oluşturmuş, çıkmak için çırpındıkça beni daha da dibe çekiyorlardı. Son bir nefes aldım bataklıkta kaybolmadan önce. Derin bir nefes alarak yattığım yerde hızlı doğruldum. Korkuyla açılan gözlerim nerede olduğumu anlayabilmek için loş ışığın zor aydınlattığı odayı taradı. Tanıdık şeyler görmek hızlı nefes alışverişlerimi yavaşlattı. Buraya biliyordum. "Hazan?" Hemen yanımda işittiğim tanıdık sesle o tarafa döndüm. Zahir'in odasında, yatağındaydım ve oda yanı başımdaydı. "Zahir?" Afallamış sesim neden burada olduğunu sorgular gibi çıkmıştı. Gibisi fazlaydı hatta. Oysa gülümsedi. Gözlerim iyi yana kıvrılan dudaklarına düştü. O gülümseyiş öylesine şefkatliydi ki bir an ağlayasım gelmişti. "İ

