Bir insan en çok neyden korkarsa başına o gelir ama korku algısı kısıtlı ve kendini tanrı yerine koyabilecek kadar şuurunu yitirmişse ona en büyük ceza gerçek tanrısına kavuşturmaktı. Çalıştıkları akıl hastanesinde kendilerini tanrı ilan eden altı kişi azabın en beterini çocuklara yaşatıyorlardı. İşin kötüsü çocuklar bunu yaşıyor sonrasında beyinlerine yedikleri şokların etkisi ile bitkisel hayat yaşıyorlardı. Lakin ruhları? Onlar birkaç voltluk elektirik ile silinir miydi ya da yaşadığı aşağılanmaları yok eder miydi? Hakim, bahçe de hemşirelerin eşliğinde dolaşan çocukları izliyordu. Gözleri her birini derinden incelerken onların hallerinden yaşadıklarını daha net anlıyordu. On yedi yaşlarında bir kız hasta bakıcının koluna girmiş yürürken adımları savsaktı. Sanki canı yanıyormuş ya

