Başlıksız

1423 Kelimeler
“Her hafıza parçası bir yara gibidir. Bazıları hala kanıyor.” --- Kaspar’ın gözleri artık aşk falan anlatmıyor. Onlar bir delinin gözleri. Bir sadistin, bir sapığın… ve bir öğretmenin. Kırmızı Oda’nın arka bölümüne geçiyoruz. Alara, bacakları titreyerek ilerliyor. Kaspar kapıyı kapatıyor. Tık diye kilit sesi yankılanıyor. “Burada her şey kırmızı olur,” diyor. “Elbiseler, ışık, sesler, anılar… hatta senin çığlıkların bile.” Alara geri adım atmak istiyor. Ama Kaspar o kadar sakin ki… onun panik yapması daha da panikletici. Yavaşça küçük bir masa açıyor. Üzerine bir bıçak koyuyor. “Hatırlamak ister misin?” Alara kıpırdamıyor. “Ne demek istiyorsun?” “Gerçeği. Nereden geldiğini. Neyi neden yaptığını. Neden hâlâ geceleri altını ıslattığını. Neden hiç kimseye dokunamadığını. Neden bazen orgazm olurken ağladığını...” Göz göze geliyorlar. Kaspar, bıçağı onun eline veriyor. “Bu bıçak senindi. Bu odada her şeyi sen başlattın, Alara. Ben sadece seni izledim. Sen istedin. Sen öldürdün. Sen bağladın. Sen kestin.” Alara'nın eli titriyor. Gözlerinin önünde bir görüntü beliriyor. Kaspar yerde. Bir kadın bağırıyor. Ve kendisi, o kadının üstünde. Ellerinde bıçak. Kan. Çok fazla kan. “Hayır... ben böyle biri değilim...” Kaspar kahkahasını bastırmıyor. “Senin böyle olmadığını sana kim söyledi? Sistem mi? Polis mi? Baran mı? O zavallı sümsük Doruk mu?” Yaklaşıyor. Alara'nın boynuna eğiliyor, kulağına fısıldıyor: “Ben senin yaratıcına en yakın şeyim.” --- Alara bıçağı yere bırakmak istiyor. Ama bileği kasılıyor. Kaspar gözlerinin içine bakıyor. “Yap. Birini hayal et. Hazal gibi birini. Sana zarar vermiş birini. Bir arkadaşını ihanet ederken düşün. Bir öğretmeni. Bir müşteriyi. Bir çocuğu... kendini bile hayal edebilirsin.” Ve o an… Zihninde bir ses patlıyor. TIK. Bir çocuk... elleri kelepçeli… kasap masasında bağlı. Alara… onu izliyor. Kaspar gülüyor. Ve Alara, çocuğun ağzına bir bez tıkarken kahkaha atıyor. --- “YALAN!” Alara çığlık atarak bıçağı fırlatıyor. “BEN BÖYLE BİRİ DEĞİLİM!” Ama titriyor. Dizlerinin üstüne çöküyor. Ve Kaspar, onun yanına eğilip yüzüne bir öpücük konduruyor. “Değilsin. Ama olmuş olabilirsin. Ve en korkunç gerçek: Hâlâ olabilirsin.” --- O anda… Kapı kırılıyor. Baran ve Selin aynı anda içeri giriyorlar. Kaspar bıçağı alıp sıçrıyor. “Çok geç geldiniz!” diye bağırıyor. Ama kaçmıyor bu kez. Alara’ya dönüyor. “Gel benimle. Ya her şeyi öğrenirsin, ya sonsuza dek bir yalanla yaşarsın.” Elini uzatıyor. “Ya ben, ya onlar.” Alara… Baran’a bakıyor. Selin silahını kaldırmış. Kaspar nefes bile almıyor. --- Geçmişimi mi seçecektim… yoksa beni korumaya çalışan yalancı bir geleceği mi? --- "Ben o kız değilim artık. Ama o kadına da henüz dönüşemedim." --- Alara Kaspar’ın eline bakıyor. Yıllar önce aşkla tuttuğu, sonra nefretle ittiği, şimdi de korkuyla titrediği o el. Baran bir adım atıyor. Selin silahı doğrultmuş. Kaspar gülümsüyor. “Elini tutarsan her şeyi öğreneceksin, Alara. Gerçek seni. Ne olduğunu. Kim olduğunu.” Alara bir adım geri çekiliyor. Sesindeki titrek kararlılık, Kaspar’a ilk kez bir tokat gibi çarpıyor: “Ben o değilim artık.” Kaspar’ın yüzü geriliyor. Sanki duymak istemediği kelimeler ona bıçak gibi batıyor. “Ben senin yarattığın kırık kız değilim. Senin karanlığını içime kusan, emirlerine uyan, acıyla orgazm olan kadın değilim. Ben artık… kendime aitim.” Kaspar çıldırıyor. “Yalancı!” Birden Selin’e atlıyor. Selin tetiği çekiyor ama Kaspar’ın refleksi deli gibi. Omzundan sıyırıyor mermi. Alara araya giriyor. Kaspar onu iterken çantasından bir şişe düşüyor. Baran koşuyor. Kaspar, tekmeyi basıyor ve Alara’yı savuruyor. Selin’le bir boğuşma, bir çığlık, bir kırık sandalye sesi. Kaspar kendini cama atıyor. Kırmızı ışığın içinden bir gölge gibi kayboluyor. --- Oda darmadağın. Selin sinirle silahı yere indiriyor. “Bitti artık. Oyun bitti Alara. Tutuklusun. Bana yalan söyledin, yıllarca kaçtın. Cinayet suçundan aranıyorsun. Ne olduğunu sanıyorsun?” Alara sessiz. Yerde düşen şişeyi alıyor, kapağını çeviriyor. İçinde küçük bir serum şişesi. Üzerinde eski bir etiket: “Denek: N-03 | Beyin Geri Yükleme Prototipi” Baran öne atılıyor. “Bekle. Ona güvenmiyorsan bana güven. Bu sadece sıradan bir suç değil. Bu… sistemsel bir işkence. Ve Alara bu sistemin ürünü olabilir. Ya da... kurbanı.” Selin gözlerini kısmış. “Eğer haklıysanız… o zaman elimdeki tüm dosyalar yanlış. Tüm suçlar... sahte olabilir.” --- Alara ayağa kalkıyor. Kırık camdan dışarı bakıyor. “Ben kimim bilmiyorum. Ama ne olmadığımı artık biliyorum.” Sessizlik. Sonra Selin, o keskin sesiyle konuşuyor: “Ben her şeye şüpheyle başlarım. Ama şüphe, bazen doğruya götürür.” Bakışları Baran’a dönüyor. “Eğer bana yalan söylemişseniz... ikinizi de ellerimle paketlerim.” --- Son sahne: Selin, laboratuvara ait o eski serum şişesini ışığa tutuyor. Etiketin altındaki kazınmış kodu görüyor: “Kaspar K.” Gözleri büyüyor. Baran ve Alara ona bakıyor. Selin bir anda telefonu çıkarıyor, birilerini arıyor. “Bu dosyayı açtırın. Kod adı: Zeta-Zihin. Proje sahibini bulun. Adı Kaspar. Gerisini ben hallederim.” --- "Ve bazen geçmişinle yüzleşmek için, düşmanınla aynı yolda yürümek zorundasındın." --- "Bazen ne olduğunuzu hatırlamazsınız… ama hâlâ öylesinizdir." --- Selin, ofisinde eski dosyaları masa üstüne yığmış, duvara bağlantı şeması asmış. Bir çılgın dedektif edasıyla ipleri birbirine bağlarken ağzından düşen ilk kelime: “Kaspar…” Baran karşısında, dizüstü bilgisayara dosya aktarıyor. > “Zeta-Zihin. Kayıt yok. Denek dosyaları silinmiş. Ama bu kod başka bir yerde geçti…” Selin çenesini sıvazlıyor. “Bu bir hükümet projesi olabilir. Ya da daha derin...” Baran, eski bir hard disk çıkarıyor. > “Bu... Alara’nın geçmişinden kalma olabilir. Bulut sistemine bağlandığında otomatik yedekleme yapmış. Yani...” “Bir şifre bulmamız gerekiyor.” --- Aynı anda başka bir yerde: Alara karanlık bir odada dizüstünün başında. Önünde sadece siyah ekran. Ama parmakları klavyede dans ediyor gibi. Kendine şaşkın: > “Ben... bunu nasıl yapıyorum?” “Ben... bu dili bilmiyorum ki...” Ekran bir anda canlanıyor. ZETA NETWORK: BAĞLANTI SAĞLANDI Karşısına çıkan görüntü onu yere mıhlıyor: > "Zihin yedekleri. Denek 03: A. Vefa. Kaspar tarafından programlanan ‘Bilinç Temelli Sadizm Projesi’. Proje durumu: GİZLİ. Son erişim tarihi: 2037. Erişen kişi: KASPAR." Ellerini çekmek istiyor ama yapamıyor. Sanki ekrana zincirlenmiş. Gözleri kararıyor. Birden ekran parlıyor. Kendini bir anı içinde buluyor. --- Bir flaşback: Kaspar’la kırmızı ışıklı bir odada. Ellerinde kan var. Bir adam yerde kıvranıyor. Kaspar fısıldıyor: > “Hadi Alara... ilk öldürdüğün adamı hatırla. O sana dokunmuştu, değil mi? Acıyı hak ediyordu…” --- O AN ŞİMDİYE DÖNÜYOR. Alara ekrana nefes nefese bakıyor. Gözleri yaşlı. Ama sesi fısıltı gibi kararlı: > “Ben... bu değilim. Bu kadın değilim.” “Ama kim olduğumu da bulacağım.” --- Bu sırada Selin ve Baran: Kaspar’ın eski adreslerinden birine ulaşmışlar. Bir depo. İçeride yanmış evraklar, eski serum kutuları, deney odasına benzeyen kırmızı perdeler… Baran bir klasör buluyor: “Denek 03 – Şifre: NEVA” Selin şaşkınlıkla bakıyor. > “Neva mı? Bu... bu isim Alara’nın geçmişinde hiç geçmedi.” Baran’ın yüzü geriliyor. > “Belki de... Alara’nın gerçek adı Neva’dır.” --- Son sahne: Alara bilgisayar başında. Ekran titriyor. Bir mesaj kutusu açılıyor: “Merhaba Neva. Uyanmaya hazır mısın?” Gönderen: KASPAR. --- Son cümle: "Bazı isimler sadece çağrılmaz... hatırlatılır." --- Karanlık bir sokak... Alara kapüşonunu başına çekmiş, terk edilmiş bir internet kafeye giriyor. İçerisi nemli, bilgisayarlar toz içinde ama biri çalışır durumda. Parmakları klavyede adeta doğuştan bir hacker gibi ilerliyor. > "Neva... Neva kim? Ben kimim? Bu sistem neden beni tanıyor?" "Biri beynimi resetlemiş. Ama unuttuklarını hatırlamanın da bir yolu vardır." Ekrana bir kod düşüyor: > Neva_03.sys Altında tek bir seçenek beliriyor: > ERİŞİMİ AÇ Alara tereddüt ediyor. Ama sonra... Tık. --- Aynı anda: Selin ve Baran. Depoda buldukları şifreyle bir sunucuya sızmayı başarıyorlar. Baran şaşkın: > "Bunlar... hipnozla, travma temelli programlamayla zihin kodlamaları yapılmış." "Denekler arasında çocuklar bile var. Ama Neva... Neva farklı." Selin kısık sesle: > “Neva bir ‘anahtar’... sistemin merkezindeki zihin. Diğerlerinin kilidini açan. Yani... Neva'yı kontrol eden, herkesi kontrol eder.” --- Bilgisayar ekranı kararıyor. Alara kendini bir anı içinde buluyor. Tıpkı bir rüya gibi ama fazlasıyla gerçek. Karanlık bir laboratuvar. Küçük bir kız. Bağırıyor. > “Yapma Kaspar... ben istemiyorum!” Kaspar gülümsüyor. > “Ama Neva, acı hatırlatır. Ve hatırlarsan... kontrol sende olur.” Sonra kızın eline bıçak veriyor. Yerde yatan adamın yüzü tanıdık... Baran’ın yıllar önce kaçırılan kardeşi... --- Anıdan çıktığında nefesi kesilmiş. Ellerine bakıyor. Titriyor. Kendi kendine mırıldanıyor: > “Ben... bir çocuğu öldürmedim. Onu ben... kurtarmaya çalıştım. Değil mi?” “Ya da... lanet olsun, kimim ben?!” Bilgisayar aniden kilitleniyor. Ekranda tek bir simge kalıyor: “KIRMIZI ODA – ERİŞİM ALANI AKTİF” --- O sırada Selin, depoda yere serilmiş eski bir dosyayı açıyor. İçinden Alara’nın eski bir kimliği çıkıyor. Fotoğrafın arkasında şu yazıyor: > “DENEK 03 – Neva Vefa” Selin’in gözleri büyüyor. > “Baran... bu kız, Alara değil. Bu... ZETA’nın yarattığı bir hayalet.” --- "Bazen kim olduğunu hatırlamak, en büyük cehennemdir." ---
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE