Yine biz karakolda nezarette sırt sırta vermiş yere oturuyorduk. Gülerek Kutay'ı ittirdim.
"Lan kalk yerden götünden alacan soğu."
Kutay da gülerek omuz silkti.
"Sen kalkmıyon bana ne."
Salak çocuk yemin ederim. Daha bir saat önce ağız burun adamları felç etmemişiz gibi betona oturmuş birbirimizle didişiyorduk.
"Taam kalktım kalktım" deyip elimle yerden destek alıp ayağa kalktım.
Kutay da yerden kalkarken
"Bende günlerdir kalkıyom ama indiren yok" dediğinde kahkaha attım.
Eli yüzü kan içinde hâlâ azgınlık peşinde şerefsiz.
Koluna hafif yumruk attım.
"İndirdik ya iki gün önce."
Kutay elimden tutup kendine çekerken yan demirlerden gelen öksürük sesiyle oraya döndük. Resmen tüm mahalle gençlerine ifşa olmuştuk. Kutay
"Susun len, valla hepinizi içerde bırakırım. Dönün önünüze" deyip parmağını salladı.
Gençler başlarını eğip bize bakmayı kestiler. Nezaretin kapısı açılınca içeri giren memur ve arkasında yine Kutay'ın avukatı demir parmaklıklara yaklaştı. Memur kapıların kilidini açtı.
"Geçmiş olsun Kutay Bey emrettiğiniz gibi tüm delilleri komisere verdim. Rauf Kaya uyuşturucu bulundurup satışından, tefecilik ve reşit olmayan çocukları azmettirmek suçlarından tutuklandı. Eski suç dosyaları da yeniden açılıp davaya eklenecek. Sizin ve diğer gençlerin de kefaleti ödendi. Ayrıca bahsettiğiniz genç çocuğun dediğiniz gibi AMATEM'e yatışı gerçekleştirildi."
Avukat konuşmayı bitirdiğinde şaşkınlıkla Kutay'a döndüm. Bu iki günde neler yapmış paşam. Demek bu yüzden sakindi ve düşünceliydi, bir planı varmış. Götünü yediğim, zeki çocuk anasını satayım.
"Her şey için teşekkür ederim avukat bey. Siz gidebilirsiniz, eşinize çok selamlar" deyip adamın elini sıktı.
Nezaretten çıkan gençlerde Kutay'ın elini öpmeye yeltenip
"Eyvallah abi" deseler de Kutay totolarına tekme attı.
"Düşün lan önüme el öpmek nedir" deyip güldü.
Diğer herkes giderken polis karakolunun otoparkına getirilen Kutay'ın arabasına doğru ellerimiz ceplerimizde yürüdük.
Arabaya bindiğimizde Kutay çalıştırırken ben başımı iki yana sallayıp önüme baktım.
"Demek sen her şeyi planlamıştın."
Kutay sakince başını sallayıp karakol bahçesinden çıktı.
"Evet yavrum. Rauf itinin rahat durmayıp babamı uyarmaya geleceğini biliyordum."
"Bana neden haber vermedin peki? Gelmesen beş on kişiye dalardım gerçi ama götümüde çizdirirdim" dedim gülerek.
Kutay elimi tutup baş parmağıyla okşadı.
"Senin halledeceğine güvenip vardı semt çocuğu. Kolay kolay kavgadan kaçacak bir yavuklumun olmadığını biliyordum. Ama Rauf'un seni bana koz olarak kullanmaya çalışmasından korktum. Korkusuz ve dikinesin anlatsam, ben sorarım hesabını deyip adamın mekanını basardın."
"Lan bazen beni bu kadar iyi tanımana şaşırıyorum. Aynen de öyle yapacaktım. Hem de elimi kolumu sallaya sallaya mekanına dalacaktım."
Kutay elindeki elimi dudaklarına götürüp öptü.
"Gerek kalmadı gülüm, yapacak yüreğin olduğunu gördüm ya, bu bana yeter."
Yola baktığımda hınzırca sırıttım.
"Nereye gidiyoruz çükünü yediğim?"
Kutay gülerek önüne döndü.
"Sevişmeye."
"Allah'ın kekosu seni, azgın herif."
Kutay omuz silkti.
"Dayan dedin dayandık anca bu kadar oluyor."
"O zaman gaza bas gaza, bende azdım paşamm."
Kutay gülerek çevre yoluna girince hızlandı. Arabaya telefonunu bağlayıp müziğin sesini açtı.
Evin bahçesine park ettiğinde arabadan beraberinde indik. İkimizde eve bakarken Kutay
"Bence buraya taşınalım güzelim,artık şu seviyeye geçebilir miyimiz rica etsem"
Evin kapısını açmadan önce önünde durdu. Neden girmiyoruz diye beklerken Kutay elini ceketinin cebine atıp bir anahtar daha çıkarttı.
"Unutmadan şunu bir deneyeyim. Dün yedeğini çıkarttırmıştım Bahar'la."
Anahtar kapıyı açınca önden Kutay arkasından ben girdim. Elindeki anahtarları kenara atarken kapıyı kapattım. Önüme dönmemle Kutay'ın dudaklarıyla buluşmam aynı anda oldu. Belimden çekip kendine yaslayıp alt dudağımı emip hafif ısırdı. Kollarımı boynuna dolayıp dilimi diline sürterek dudaklarını yaladım.
Kutay dudaklarımı hırsla öpmeye devam edip ellerini kalçalarıma koyup sıktı. Kapının girişinde başladığımız yiyişmeye öpüşe öpüşe merdivenlere kadar sürdürdük. Dudaklarımız ayrılınca Kutay nefes nefese
"Geberecem lan. Yürü yatak odasına yavrum" deyip kalçama şaplak attı.
Ensesinden tutup dudaklarına yapışıp bir süre alt dudağını emip geri çekildim.
"Bitiyorum şu azgın hallerine paşam."
Merdivenleri üçer beşer demeden çıkarken Kutay arkamdan depar atıyordu götünü yediğim. İkimizde de sanki ilk kez sevişecekmişiz gibi bir his varken yatak odasının kapısını açtım.
Arkamdan içeri giren Kutay belime sarılıp aletine bastırdı.
"Bugün biraz sert olsam kızar mısın güzelim?"
Karnımdaki koluna elimi koyup ona döndüm. Dudaklarına yapıştım tekrar, kollarından tutarak yatağa götürdüm. Yatağa uzanıp üstüme çektim. Dudaklarımız bir süre ayrılınca
"Beni istediğin gibi becer, ellerindeyim paşam" dedim.
Kutay dudaklarını ısırıp pantolonumun fermuarını indirdi, kolumdan tutup yüz üstü çevirdi, pantolonu baksırla beraber indirip kenara attı. Kalçalarımı sıkıp sert bir şaplak attı.
"Evde kondom ve kayganlaştırıcı yok, acırsa söyle" deyip belimden tutup domalttı.
Eline tükürüp deliğimin etrafıma sürdü ve baş parmağıyla masaj yaparak ovdu. Parmağını deliğime itince acıyla çarşafı sıktım.
Kutay parmağıyla gitgel yaparken ikinci parmağını da itti.
"Çok darsın yavrum, sıkma kendini parmaklarım kırılacak."
İçimde makas hareketleri yaparken hâlâ çarşafı sıkıyordum. Kafamı kaldırıp Kutay'a döndüm.
"Acele et Kutay içime gir, acıya alışırım."
Kutay pantolonu hızla çözüp indirdi. Deliğime tükürüğünü akıtırken eline de tükürüp aletini sıvazladı. Kalçalarımı iyice ayırıp aletini deliğime bir iki kere sürterek zevk suyunu yedirdi, belimden tutup önce başını itti. Deliğim Kutay'ın aletini almak için açılırken tekrar yüzümü yatağa dayadım. Yarısına kadar girip bir süre bekledi. İçimdeki doluluğa alışmak için derin derin nefes aldım. Kutay diğer elini de belime koyup hızla girdi. İnleyerek kafamı kaldırdım.
Kutay içimde hızlı hızlı gitgel yaparken belimden bastırıp kalçalarımı dikleştirdi.
"Off yavrum bu çok güzel. Beni güzelce içine aldın."
Kutay'ın içimdeki hızlı gitgellerine alışıp zevk almaya başladığımda ellerimi yatağa dayayıp doğruldum.
"Kutay daha sert."
Kutay üstüme abanıp başını sırtıma dayadı. Daha da hızlanırken gırtlağından gelen sesle nefes alarak inledi.
"Yakup."
İçimden birden çıkıp omzumdan tutup önüme çevirdi. Bacaklarımı omuzlarına alıp tekrar aynı hızla girdi. Bacaklarımı ısırıp emerken daha sert vurmaya başladı. Kafamı geriye atıp çarşafı sıkarak sesli inledim. Kutay duvarlarımı ezip geçerken hassas noktama sertçe sürekli vuruyordu.
Bacaklarımı açıp yatağa çıkarak üzerime uzandı. İçimden çıkmadan belimden tutup yatakta ilerletti. Doğrulup kanlı elleriyle boynumu hafif sıktı.
"Adımı söyle yavrum ben neyinim?"
Boynunda ki elini tutup zevkten yaşaran gözlerimi açtım.
"Paşam."
Daha sert vurdu.
"Başka?"
"Aşkım."
Ellerini boynumdan çekip kalçalarımı bacaklarının üstünde sabitleyip belimden tuturak beni aletine çekip itmeye başladı.
Seğiren aletimi eline alıp içime gitgel yaparken çekmeye başladı. Duvarlarım kasılırken hem arkadan hemde önden aldığım hazla inledim.
"Kutay."
Kutay'ın eli ve vuruşları hızlandı.
"Boşal yavrum."
Çarşafı sıkarak başımı geriye atıp karnıma boşaldım. Kutay da aletimi bırakıp hızla içimden çıktı. Kendini bir kaç kere çekerek deliğimin üstüne boşaldı. İçim titrerken Kutay'ın sıcak sıvısı deliğiminden akarken hassasiyetini arttırmıştı.
"Kutay bi daha."
Kutay üstüme uzanıp boynuma gömüldü. Öperek yalayıp çenemin ucunu ısırdı.
"Sabaha kadar yavrum."
################################
Lan adam harbi sözünde durdu. Sabaha kadar soluksuz her mekanda her pozisyonda becerdi ya la. Bir ara küvette rahatlar dinlendirim sanmıştım. Ama sadece sanmıştım. Adam sıcak su daha iyi gelir deyip orda da durmadı. Adam insan değil terminatör anasını sayın seyirciler.
Kıçımın üstüne bir süre oturmayacağım için en azından dükkanı toplayayım dedim. Yarına Aylin'in nişanı var, Asım amcaya iş kalmasın.
Yerleri paspaslarken arkamdan biri sarılınca olduğum yerde kaldım. Tanıdık koku burnuma doldu. Arkamı dönmek üzereydim ki Kutay'ın
"LAAANNN." sesiyle arkamdaki beden uzaklaştı.
Arkamı döndüğümde yerde Aytaç çenesini tutarak öfkeleyle Kutay'a bakıyordu. Kutay da öldürecek gibi Aytaç'a.
"Lan mal niye vurdun çocuğa" deyip elimdeki paspası yere atıp Kutay'ın koluna yumruk attım.
"Ne demek niye vurdun yavrum, adam sana sarılıyordu."
Yerdeki Aytaç
"Yavrum mu?" dediğinde oflayarak Aytaç'a elimi uzatıp Kutay'a baktım.
"Kıskanç manyak, sarılır tabi kardeşim o benim. Aytaç. Beşincimiz" deyip yerden kaldırdım.
Aytaç ıslanan pantolonu çırparken hâlâ Kutay'a dövecek gibi bakıyordu.
"Yakup bu adam kim? Neden sana yavrum diyor?"
Aytaç'ın sesi de öfkelenirken Kutay önüme geçti.
"Sevgilisiyim gardaş var mı bir sıkıntı?"
Aha Kutay'ın içindeki keko çıktı yine.
Aytaç şokla Kutay'ın omzumdan bana baktı.
"Doğru mu Yakup, bu adam sevgilin mi senin?"
Omuz silkip
"Evet Aytaç sevgilim. Adı Kutay" dedim.
Aytaç dudaklarını kıvırıp hıhlayınca kaşlarım çatıldı. Onun bir şeyden memnun olmama ifadesiydi bu. Nasıl yani Aytaç sevgilim erkek diye bana tavır mı alacaktı?
Aytaç'ı da kurguya aldık gençler. Bakalım neler olacak 🤷🤷