20

1233 Kelimeler
Beklenen halvete son bir kala çerez niyetine bir şeyler yazdım sizin için 😂😂 Şimdilik idare ediverin anacım :)) çünkü halvetin güzel olmasını istiyorum özenerek yazacağım. Neyse Şarkı Jvla/Bottom Sizin için Türkçe çevirili buldum. Açın dediğim yerde açarsınız. İyi eğlenceler 😁😁 Artık bizim diye ilan ettiğimiz mahallenin tepesine arabayı çeken Kutay başını yaslamış beni izliyordu. Bense Google amcayla araştırma yapıyordum. Adam resmen çocuğun gözünün içine baka baka elimi tutup "Çünkü sevgilisiyim" dedi lan. Erdinç'in surat ifadesi kaşlarının dehşetle kalkıp bana bakışını unutamıyorum. Çocuk kalpten gidiyordu az daha. Aylar önce ağız burun demeden dalan, neredeyse düşman olacak iki kişinin sevgili olduğunu öğrendi. Bu da yetmezmiş gibi 24 yıllık abisinin bir erkekten hoşlandığını. Cüneyt onu sürükleyerek arabaya götürürken arkasını sürekli dönerek baktı. Açılan ağzına korktuğu böcekler kaçacaktı nerdeyse. Bu şok ona bir ömür yeterdi artık. "Neye telefona bakıp duruyon sevgilim, benimle ilgilen" Adam hâlâ inadına sevgilimi bastıra bastıra söylüyor la. "Bir ceset nasıl ortadan kaldırılır ona bakıyorum." Kutay gülerek doğruldu. "Buna gerek yok yavrum, ben vasiyetime yazarım aşkım uğruna kendimi öldürdüm diye." Telefondan başımı kaldırıp sırıtan Kutay'a baktım. "He mezar taşına da aşkına kavuşamadan mevlasına kavuştu yazdırırım." Kutay elimden telefonu almak istediğinde geri çektim. "Dur paşam daha ölüm şeklini seçeceğim." Kutay tekrar telefona uzanıp elimi tuttu. "Yavrum kızma artık. Eninde sonunda öğrenecekler. Sevgili olduğumuzu saklamayı mı düşünüyordun?" Emin olamayarak sorduğu soru da gizli bir kırgınlık vardı. Onu kendi çevreme anlatmamam üzecekti. O anlatamayabilirdi ama en azından kuzenine söylemişti benden önce. "Tabi ki saklamayacaktım ama alıştıra alıştıra söyleyecektim. Çocuğun damarları pıhtı atacaktı neredeyse, kalp krizine ramak kalmıştı." Kutay elimi avuçları arasına koyup parmaklarıyla okşadı. O bunu yaptığında sinirimin geçtiğini yeni fark ediyordum ama o çoktan öğrenmiş ve uyguluyordu. Beni tanıyabilir mi? Anlayabilir mi? Hissedilir mi? diye düşünürken o çoktan her halimi çözmüştü. "Özür dilerim tamam haklısın." Kutay dudaklarını büzüp başını eğdi. Parmaklarımla oynuyordu. Ben niye bu çocuğa dayanamıyorum. Nasıl bir efsun bu? Beni kendine çekiyor, etkisi altına alıyor. Elimi çektiğimde başını kaldırdı. Yanaklarını avuçlayıp dudaklarından öptüm. Geri çekildiğimde çakır gözleri ışıldadı. Evet sanırım bu ışık beni efsunlayan. Yüzündeki elimin içini öptü. Dünya yıkıl dediğim tarafı geri alabiliyor muyuz? Arabada çalan Sezen Aksu şarkıları ortamı daha da romantikleştiriyordu. Piç tarafım buna şiddetle karşı çıktı. Elimi yüzünden çekip kucağımda ki telefonu aldım. "Biraz da bizim oralardan çalalım" deyip telefonu arabaya bağladım. Şarkıyı burada açın gençler :)) Kutay açacağım şarkıyı beklemek için arkasına yaslandı tekrar. Şarkı çalmaya başladığında telefonu ikimizin arasına koyup tepkisine baktım. Bir süre sonra müzik şarkıya girince hızla kafasını çevirdi. Anlıyor şerefsizzz. Elini alnına götürüp sırıtarak kafa salladı. Uzanıp elimi bacaklarının üstüne koyup aletine doğru ilerken Kutay kasılarak kafasını geriye attı. "Uylama beni yavrum zor duruyorum." "Alıştırma yapmamız gerekiyor paşam bana yardım et." Kutay koltuğunu geriye itti. Kollarımdan tutup üstüne çekti. Bacaklarımı açarak kucağına oturdum. Kalçalarımı avuçlayıp sıktı. Beni nasıl ayara getireceğini biliyordu şerefsiz. Büyük elleri kalçalarımı sıkınca uzanıp boynuna yüzümü gömdüm. Şah damarını ısırıp dilimi gezdirdim. Kutay başını diğer tarafa çevirip acıyla inledi. Boynundan öperek gömleğinin açık düğmelerinde göğsüne inirek dilimle tuzlu tenini yaladım. Bende onu nasıl ayara getireceğimi öğrenmiştim. Kalçalarımın altındaki aleti sertleşmeye başladığında dudaklarımı ısırdım. Kutay ensemden tutarak yüzümü yukarı kaldırıp dudaklarıma yapıştı. Dudaklarımı aralayıp üst dudağını ağzımın içine aldım. Hafif uzamış bıyıkları dudaklarıma batarken Kutay alt dudağımı emerek dişliyordu. Dilimi ağzına ittiğimde istekle kabul etti. Dilini dileme dolayıp emdi. Üstüne daha da yüklendiğimde belimden tutup kendine bastırınca sertliği deliğime değdi. Kutay'ın aletinin büyük olduğunu biliyordum ve bu benim korktuğum şeylerden biriydi. Ama korkunun ecele faydası yoktu yiğidim zaten adamın hiçbir yeri küçük değil ki şeyi küçük olsun. Dudaklarını çekip yüzümü ellerinin arasına alıp kulağıma uzandı. "Seni burda sabaha kadar beceresim var yavrum ama ilk seferimizin arabada olmasını istemiyorum. Canın çok acır." Başımı kaldırıp yüzüne baktım. Tahrik olmaktan çakırları kararmıştı. Ellerini tekrar kalçalarıma koyup sıkarak aletine sürtmeye başladığında sikmişim ilk seferini yapalım gitsin demek istiyordum ama ne yapacağımı bilmiyordum ve dediği gibi kesinlikle acıyacaktı. "O zaman ne yapacağız bunları?" deyip aletine değen pantolonumun içinde kabaran sertliğimi sürttüm. "Birbirimizi çekebiliriz istersen" dedim ama Kutay cıklayarak belimden tutup bir kez daha kendine bastırdı. "Arkaya geçelim yavrum." Üstünden kalkıp koltuğa geri oturdum. Ardından kapıyı açıp arka tarafa geçtim. Kutay'da inip arkaya geçmeden önce koltukları ön tarafa iterek daha geniş alan açtı. Arka kapıyı açıp içeri geçtiğinde ona döndüm. Üstüme doğru eğilince koltukta uzandım. Bacaklarımı açıp arasına yerleşti. Dudaklarıma uzanıp dilini dudaklarımda gezdirdi. "Kendini bana bırak güzelim." Çoktan bıraktım be götünü yediğim. Artık senin ellerindeyim. Boynuma inip ıslak öpücüklerle elini kazağımdan içeri soktu. Göğüs ucuma bastırdı. Dudaklarımı ısırıp Kutay'ı izledim. Sonra elini çekip baş parmağını dudaklarımda gezdirdi. Dilimi çıkarıp yaladım. Tekrar elini kazağımdan sokup ıslak parmağını meme ucuma sürüp okşamaya başladı. Islaklık ve baskı inanılmaz tahrik etmişti. Meme ucumdan zevk alabileceğimi bilmiyordum. Kutay elini çekmeden diğer eliyle kazağımı yukarı çekti. Meme ucuma uzanıp dilini üstünde dolandırdı, sonra ağzına alıp emmeye başladı. Elim istemsiz kafasına gitti, göğsüme bastırdığımda Kutay ağzında emdiği göğsümde gülümsedi. Hoşuma gittiğini anlamıştı. Doğrulup eli pantolonumun fermuarına giderken gözlerimin içine baktı. İzin ister gibiydi. Kalçalarımı kaldırınca fermuarını açıp pantolonumu aşağı indirdi. Yarıya kadar baskısırımla beraber indirince sertleşen aletime gülümseyerek baktı. Ne yapacağını beklerken eğilip eliyle aletimi kavrayıp dilinin ucunu başına değdirip üstünde dolandırdı. Kafamı geriye atıp dişlerimi sıktım. Beklemeden aletimi yalayarak ağzının içine aldı. Tanrım kafayı yiycem. Ağzının içinde yalıyor, bir yandan da eliyle aşağı yukarı çekiyordu. Yalamakla kalmayıp emmeye başladığında elimi saçlarının arasına attım. Dudaklarımdan iniltiler dökülüyordu artık. Ben inledikçe Kutay daha da emip yalıyordu. Sıcak nefesi ve ıslak dili boşalmama neden olacaktı. Ağzından çıkarıp hızla çekmeye başladı. Aletimin seğirmesinden ve akıtmasından geleceğimi anlamıştı. Boynuma tekrar gömülürken bacaklarımın arasına yerleşen Kutay aletimi çekiyordu. Omuzlarından sıkıca tutunup göbeğimin üstüne büyük bir iniltiyle boşaldım. Derin derin soluklanıp doğrulan Kutay'a baktım. Ben utançtan gebermek üzereyken Kutay pantolonunu çözüp baksırından aletini çıkarmış eline bulaşan menimi aletine sürüyordu. Sertleşmekten daha da büyümüş aletini çekmeye başladığında yerimden doğrulup elimi elinin üstüne attım. Gözlerimin içine baktı. Yanan çakırları daha fazlasını istiyordu biliyorum. "Bende senin için bir şey yapmak istiyorum." Kutay çatallaşan sesiyle "Arkanı dön" dedi. İçime girmeyeceğine emindim. Çünkü böyle olmasını o da istemiyordu. Sözünü dinleyip arkamı döndüm. Kutay ön koltuğa tutunup hareket edeceğim yer açtı. Ellerimi cama dayayıp dizlerimin üstünde durdum. Kutay arkama geçip "Bacaklarını birleştir sıkı kapat" dedi. Bacaklarımı birleştirdiğimde Kutay bacaklarımın arasına aletini soktu. Bacaklarıma sürtünen aleti aletime değiyordu. Belimden sıkıca tutup bacaklarımın arasında gidip gelmeye başladı. Gırtlağından çıkan hırıltılı inlemeleri ve derin derin aldığı solukları beni tekrar tahrik ediyordu. Aleti aletime sürttükçe sertleşiyordum. Kutay kalçalarıma şaplak atıp daha da hızlanarak gidip gelmeye başlayınca bacaklarımı daha da sıkıp sertleşen aletime elimi atıp çekmeye başladım. Bacaklarımın arasından çıkıp kalçalarımı araladı. Aletini deliğime sürtmeye başladı. Elini belimin üstüne koyup kalçalarımı dikleştirdi. Deliğimin çevresi Kutay'ın aletini hissettikçe karıncalanıyordu. Ben kendimi çekerken Kutay deliğimin üstünde gidip geliyordu. Bu his bana kafayı yedirtecekti. Hızlanarak kendimi çekip elime tekrar boşaldım. Kutay elleriyle kalçalarımı sıkıp arasında ki aletini hızla sürterek gidip gelerek bir süre sonra kafasını geriye atıp deliğimin üstüne boşaldı. Kutay pantolonunu çekip kendini koltuğa atınca bende doğrulup pantolonumu yukarı çekip yanına kendimi attım. Kutay kirlenen ellerimiz için ön taraftan ıslak mendil getirip elime verdi. Sesini çıkartamıyordu. Ne tepki vereceğimi ya da ne diyeceğimi her zaman bekliyordu. Gülerek ellerimi silerken "Bu saatte oto yıkamacı açık mıdır?"diye sordum. Kutay derin bir nefes verip gülerek dudaklarıma uzandı. Sıkıca öpüp geri çekildi. "Sikmişim arabasını sen iyi misin o önemli yavrum" deyip sorar gözlerle baktı. "İyiyim paşam hatta hoşuma gitti bu yöntem." Kutay bacağına vurup "Tüh öğretmeseydim" dedi. Gülerek koluna vurdum. Kutay kollarımdan tutup kollarını sararak göğsüne bastırdı. "Tamam tamam kızma elin ağır aşkım" Sarıldığım göğsünde "Neyyy?"dediğimde kahkaha attı.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE