Yazarın anlatımıyla... Ezgi babasının buz gibi ellerine bir kere daha dokundu gözlerinden yaşlar akarken. Olamazdı. En azından şimdi olamazdı. Olduğu yere çöküp 15 dakika 22 saniye boyunca sessizce ağladı. Elleri babasının elleri gibi buz kesmişti. Hala inanamıyordu. İnanamadığı için bir kere daha nefesini kontrol etti. Sonra nabzına baktı. Sonra kalbine dokundu. "Neden gittin baba?" dedi sessizce, "İyi değildim. Seninle konuşmaya ihtiyacım vardı. Neden hemen gittin ki?" Boğazına düğümlenen acı hissi canını yaktıkça yutkunmaya çalıştı. Bir kere daha yutkundu. Bir kere daha yutkundu. Nasıl yutamıyordu? Boğazı delinmişti ama yutamıyordu. "Babam!" diye bir feryat kopardı apartmanı inleten. Sonunda boğazındaki yumru kaybolmuştu. Feryat ederek devam etti. Sesi her yere dağılıyordu. "Babam

