Gözlerimi açtığımda güneş çoktan doğmuştu. Hala terasta Jace'in kucağındaydım. Kafamı kaldırıp gözlerine baktım, burukça gülümsedi. Neden birden bire gülümsemişti ki? "İyi misin?" Alnıma minik bir öpücük kondurup benimle birlikte ayağa kalktı. Nereye gidiyordu ki? Beni mutfak tezgahına oturtup buzdolabına yöneldi. "Jace?" "Hı?" "Neyin var?" Bana dönüp birden sıkıca sarıldı. Bir şeyler ters gidiyordu. "Jace neler oluyor?" en ciddi sesimi takınmıştım. "Seni kaybedemem Arya" "Jace sakin olur musun lütfen" Elimi yanağına koyup okşadım. Gözleri kızarmıştı. "Öleceksin Arya" Anlayamıyordum, nereden çıkarmıştı bunu? "Nasıl yani?" "Clara, geleceğini gördü. Kızımızı kurtardıktan sonra öleceksin." Kafamdan aşağı kaynar su dökülmüştü sanki. "Gelecek görecelidir Jace, emin olamayız

