Yutkundum. Bu karımsın, lafını o kadar güzel söylüyordu ki buz olsam erirdim karşısında. “Bende yanlış anladım seni,” derken kolumu kaşımaya başladım. Elbisenin dikişleri o kadar sertti ki canımı yakıyordu. “İyi misin?” dedi koluma bakarken. “Üzerimi değiştirip geliyorum,” dedim ayağa kalkarken. “Tamam bekliyorum…” Sedir de duran çantamı alıp yatak odasına girdiğimde odanın sıcacık olduğunu fark ettim. Yerler bile ısınmış sobanın ateşinden. O sıcaklıkta üzerimdeki elbiseden kurtulup çantamı açtığımda eyvah, dedim. Eyvah. Fırat Bey’i sinir etmek için yanıma aldığım geceliği giyecektim ve biz şu an gayet iyi bir durumdaydık. Sinir olmazdı. Aksine hoşuna giderdi. Geceliği giyip aynadan kendime bakarken ne yapsam diye düşünüyordum. Eğer bu şekilde yanına gidersem yelkenleri çabuk suya

