Bu mutfaktaki konuşmalarından sonra gün boyunca Admon' la karşı karşıya gelmemeye çalışmış ,onunla muhatap olmamak için gün boyu sürekli resim çizmekle ilgilenmişti ama bir türlü Admon ın ondan değersiz bir şeymiş gibi bahsetmesini aklından çıkaramıyordu.
Umutsuzca başını geriye yaslayıp çizdiği korkunç karalamalara baktı, ilham yokken resimler sadece birer saçmalıktan ibaretti.Sinirli bir şekile offlayıp boyalı ellerini saçlarına bulaştırmamaya çalışarak yüzüne düşen saçları çekmeye çalıştı .Bu resmin kurtarılacak hiçbir tarafı yoktu ,tıpkı kendisi gibi tam olarak çöpe atılmalıktı!
Tuvali alıp dolabın kenarına gizledi ,onu atmakla sonra ilgilenecekti.Boyalardan oluşan karışıklığı toparlayıp ellerini yıkamak için lavaboya gitmeye karar verdi ama Admon la karşılaşma düşüncesi tereddüt etmesine neden oldu.Yine de böyle kalamazdı ,ayrıca Admon çok fazla evde durmazdı ,yine öyle olmasını umdu.
Kapıyı hafifçe aralayıp koridora göz gezdirdi ,kimse yoktu bu yüzden hızlı adımlarla banyoya koştu .Ellerini bir süre uğraştıktan sonra yıkayıp saçlarını tekrar düzenli bir topuz haline getirdi .Banyoda işi bittikten sonra tekrar odasına dönecekken midesi ona daha fazla dayanamicağını anlatan bir guruldama gönderdi . Gün boyu çalışırken aç olduğunun farkına varmamıştı ama şimdi istese de böyle devam edemezdi ,eninde sonunda o mutfağa gitmek zorunda kalacaktı. İstemeyerek de olsa mutfağın yolunu tuttu,bir yandan da Admon ı gözlüyordu ama ortalarda yoktu .Mutfağa kaçamak bir bakış atınca orda da olmadığını farketti ,bu durum onu rahatlatsa da çok fazla vakti yoktu ,Admon aniden gelebilirdi. Hızlıca peynir, sucuk,domates ve marul çıkarıp sandiviç ekmeğinin arasına tıkıştırmaya başladı .
"Benim için de bir tane yapmanda sakınca yoktur umarım."
Vaha aniden gelen sesten korkup bütün kaslarının gerildiğini hissetsede tepki vermemeye çalıştı.
"Tabi ,aynısından mı olsun?"
"Bana marul koyma ayrıca biraz da sosis ekle ."
Admon sipariş verir gibi masaya oturup yayılarak oturdu .Vaha içinden ona küfürler savurarak sandivici istemeyerek de olsa özenle hazırladı.Vaha ,Admon ın sandivicini bir tabağa yerleştirip önüne koydu ,tam kendi tabağını almış çıkmak için hazırlanırken :
"Sen benden mi kaçıyorsun?"
Vaha ,Admon a dönüp ona birkaç saniye baktı ,gerçeği söylerse onun için iyi olmayabilirdi ,sonuçta onun evinde kalıyordu .
"Ben resim çiziyordum ve bilirsin şu ilham çok sık gelmiyor ."
Admon ona alaycı bir bakış attı.
"Aslına bakarsan buraya gelmeden önce odana uğradım ve resmini bitirmiş olduğunu farkettim ayrıca tablonun hiç ilham perisi yüzü görmüş gibi bir hali yoktu ."
Vaha çok pis yakalanmıştı ,durumu kıvırıp kaderine boyun eymeliydi.
"Şey ben o resmi çok beğendim aslında ,hem sen sanattan ne anlarsın ki!"
Durumu daha fazla karıştırmadan hemen tabağını alıp Admon ın karşısına oturdu .
"Sanattan anlamayabilirim ama güzelden anlarım."
Vaha 'ya doğru tuhaf tuhaf bakınca Vaha kanın beyninde toplandığını hissetti ,az önce ona iltifat mı etmişti ?
"Neden bana bakmaktan kaçınıyorsun?"
Vaha beklemediği bu soru karşısında öylece dondu, ne yapmaya çalışıyordu böyle?
"Benim birşeyden kaçtığım yok sadece insanlarla göz göze gelemiyorum o kadar ."
Admon aniden onun ellerini tuttu ,Vaha kocaman açılmış gözlerle öylece kala kaldı ,bu gerçek miydi?
"Benim hakkımda ne hatırlıyorsun Vaha?"
"Ben çok bir şey hatırlamıyorum ,sadece bir zamanlar arkadaş olduğumuzu hatırlıyorum...Emin değilim anılarım pek net değil.Çoğunlukla aniden aklıma geliyor ,aslına bakarsan bunları da rüyalarımda görüyorum,ondan önce aklımda olduklarından haberim yoktu."
Vaha o kadar çok gerilmişti ki kelimeler yarışarak çıkmıştı ağzından.
"Başka bir şey yok mu?"
" Yani önemli diyebileceğim tek şey bana deneyleri gizlice gösterdiğin an sanırım ,gerçi onu da pek hatırlamıyorum ama ..."
Vaha ellerini kaçırmaya çalışınca Admon daha çok sıktı,ona yeni birşey keşfetmiş gibi bakıyordu.
"Ailen hakkında ne hatırlıyorsun?"
"Dedim ya çok fazla anım yok parça parça ,bazı anılarımı da sonradan hatırladım zaten.Ben , neden bu kadar merak ettiğini anlamadım?"
Admon,Vaha' nın ellerini bırakıp sandalyeye sırtını dayadı ama hala o tuhaf bakışları atıyordu.Vaha,Admon' ın bu hareketlerinden bir şey anlamamıştı ama asıl önemli olan ellerini tutmuş olmasıydı,tuhaf ama güzel bir histi,çok güzel bir his.
"Sana birkaç test yapmak istiyorum,farklı testler..."
Vaha o an laboratuvar anılarını tekrar yaşamış gibi hissetti,içinde büyüyen şoka engel olamıyordu. Bu adam ondan ne istediğinin farkında değildi galiba !Tekrar deney faresi olmak istemiyordu!İçinde büyüyen panikle elleri titremeye başladı,Admon ın sesi beyninin her odasında tiz bir çığlık gibi yankılanıyordu;"farklı testler "!!!!!!
Vaha zeminin ayaklarının altından kaydığını hissetti,görüntüler kayıp gitti,zaman ve mekan yok oldu,Admon ona doğru atıldı ancak Vaha yı tutamadı.Vaha sert zeminin üstüne yığılıp kaldı,hareket edemiyor,Admon 'ın sesini duyamıyordu,çok geçmeden kendini karanlığın soğuk kollarında buldu.
###
"Admon..."
Vaha etrafına bakındı ama Admon yoktu,halbuki az önce havalandırmanın içerisinde ona eşlik ediyordu,bu işte bir tuhaflık vardı.
"Admon nerdesin?"
Sesi fısıltıdan yüksek değildi,zaten yüksek olması da beklenemezdi,yakanlamak istediği son şeydi.Vaha dar havalandırma deliğinde sürünerek ilerlemeye devam etti,Admon nereye kaybolmuştu?
"Admon bu hiç komik değil,nerdesin?"
Sesini biraz yükseltmişti ama yinede kısık sayılırdı,biraz daha ilerledi,artık korkmaya başlamıştı,nefesi titriyordu.Biraz daha sürünerek ilerledi,tam o sırada bir el onu havalandırma deliğinden zemine çekti.Vaha tiz bir çığlık koparırken kendini soğuk ve sert zemine çarparken buldu.Vaha sırt üstü yere çakılırken içinde hissettiği korku bütün bedenini sardı,karşısında iri yarı güvenliklerden biri,bayan bir doktor ve onların arkasında da Admon vardı!
"Ne?"
Vaha 'nın sesi ağlamaklı çıkmıştı,Admon ona bunu nasıl yapardı,onu buraya getiren oydu,neden ona tuzak kurmuştu ki,ona ne yapmıştı?Bayan doktor ,Vaha yı işaret ederek:
"Denek 13 ü laboratuvara götürün,onun için küçük bir programımız var."
Vaha yere çarpmanın etkisiyle vücudunda hissettiği acıları bir kenara itip kurtulmaya çalıştı ama güvenliklerden biri onu uyuşturucu iğneyle vurup onu sedyeye aldı.Vaha nın gözleri kararırken Admon ın suratı yüzüne yapışmış bir resim gibi karanlığın içinden ona sırıtmaya devam etti.
###
Vaha gözlerini sedyede açtı,kıpırdamaya çalıştı ama bağlıydı..."Bağlanmak!!!"... İçinde aniden hissettiği korku ve adrenalinle çırpınmaya başladı.
Vaha kulakları tırmalayan tiz bir çığlık attı,sesi o kadar yüksek ve tizdi ki laboratuvardaki bazı cam şişeler patladı,dışardaki insanlar bile bu kaynağını bilmedikleri sesi duydular.Vaha birden suratına çarpan soğuk suyun etkisiyle çığlığını kesti ama çırpınmaya devam ediyordu.
"Hayır,hayır,hayır lütfen bırak beni!!!!!!Bi daha olmaz,bi daha burda olamam. "
"Senin neyin var sakin ol artık!!!!"
Vaha bu sesi tanımıştı,çırpınmayı bırakıp kesik kesik nefesler almaya devam etti,yüzünü saran saçlarını sıcak bir el yüzünden özenle çekince o zaman Admon' ı gördü.
Admon ,Vaha' ya sabrı taşmış öfke dolu gözlerle bakıyordu,Vaha gözlerinde biriken yaşlara daha fazla hakim olamayıp ağlamaya başladı,Admon onu yine kandırmıştı!
"Bana bunu neden yapıyorsun,lütfen bırak beni.."
Vaha' nın sesi titrek,kelimeleri kesik kesikti,Admon ın anlamsız ve duygusuz bakan gözlerine karşılık Vaha,gözyaşlarıyla dolu kestane rengi ,yalvaran gözlerle ona baktı.
"Sana bir şey yapmıyorum, bayıldın bende neyin olduğunu bulmaya çalışıyorum."
Vaha içinde kabaran öfkeyle bağları koparmaya çalışarak:
"Bu mu senin yardım anlayışın!!!!Beni buraya bir hayvan gibi bağlayarak mı yardım ediyorsun sen????!!!!!!!!!"
Vaha bitmişlik ve öfkenin baskısıyla yerine yattı,ağlamaya devam etti.
"Seni bağlamak zorunda kaldım çünkü bana saldırdın!"
Vaha duyduklarına inanamayarak Admon' a baktı,gömleği yırtılmış ,yüzünde ufak bir kesik;ellerinde,boynunda, göğsünde ve yüzünün büyük kısmında tırnak izleri vardı.
"Bunu ben mi yaptım??"
Vaha ,hala bunu yaptığına inanamıyordu,hayatında hiç kavga etmemişti,hayatında hiç direnememişti bile,bunları nasıl yapmıştı ki?Hem nasıl olur da hiçbir şey hatırlamıyordu?Vaha ,yaptıklarından utanarak yüzünü duvara çevirdi.
"Ben...özür dilerim.Yemin ederim ki hiçbir şey hatırlamıyorum,bunları nasıl yaptım bilmiyorum."
Vaha derin bir nefes alıp Admon a döndü.
"Bana ne oluyor?Yanlış giden birşeyler olmalı...Belkide beni burda bağlı bırakmalısın,bunun tekrarlanmayacağını bilemeyiz."
Vaha bunu istemiyordu , söylerken bile boğazı düğüm düğüm olmuştu ama başka bir şey aklına gelmiyordu.
"Saçmalama sadece sinir krizi geçirdin,ayrıca senden birkaç örnek aldım onları incelicem eğer bir şeyin varsa bunu anlarız,hem sana birkaç ilaç aldım onları kullan eminim iyi gelir."
Vaha duyduklarından memnun kalarak kafasını salladı.***
Admon onu bağlarından kurtardıktan sonra Vaha duş alıp üstünü değişti,odasında oturup biraz televizyon izledi ama içindeki o kötü hissi bir türlü atamadı.Bir süre sonra kalkıp camdan baktı ama artık bu şehir eskisi kadar ilgi çekici gelmiyordu,onu mutlu etmiyordu.Tam o sırada Admon odaya girdi,üstünü değişmişti ama yaralarını saklama gereği duymamıştı.
"Kapıyı çalsana ya çıplak olsaydım!"
"Görmediğim bir şey değil."
Admon Vaha ya alaycı bir bakış atarken Vaha kulaklarına kadar kızardı,tam Admon a bağıracakken Admon önce davrandı.
"Fazla konuşma küçük fare arkadaşın telefonda."
"Kim,Miranda mı?"
"Başka arkadaşın mı var.!"
Vaha telefonu Admon' ın elinden kapıp onu iterek odadan çıkardı.
"Seni gıcık,git burdan."
Vaha kapıyı kapatıp Admon' ın cevap vermesine izin vermedi.
"Miranda!Nasılsın uzun zamandır görüşemiyoruz."
"İyiyim,derslere gelmeyen sensin senin için endişelendim,haber veremez miydin?"
"Özür dilerim haklısın,bu aralar biraz hastaydım o yüzden gelemedim."
"Biliyorum senin yakışıklı doktor söyledi."
"Ne?Onunla ne zaman konuştun?"
"Aa hemen heyecanlanma bir şey konuşmadık sadece seni merak edip aradım,uyuyormuşsun o açtı hasta olduğunu söyledi."
"Hmm anladım.Yarın ki derse gelirim büyük ihtimalle o zaman görüşürüz."
"Mutlaka gel ama onun için aramadım,sen yokken birkaç arkadaş edindim bugün bir parti düzenliyorlar beni de davet ettiler ama yalnız gitmek istemiyorum,ayrıca annemin bugün işi var araba onda,mekan da çok uzak...Dedim belki sende gelirsin benimle hem belki doktorun bizi oraya bırakabilir ha ne dersin?"
"Mmm Miranda,çok isterdim ama kendimi pek iyi hissetmiyorum hem Admon 'ın bizi götüreceğini sanmıyorum,onun işleri var.
"Kim demiş işlerim var?"
Vaha birden çığlık attı.
"Beni korkuttun!"
"Aaa bu harika Vaha bak götürecekmiş,hadi lütfen gel..Hem senin için de değişiklik olur,lüüütfeeenn..."
"Peki tamam ,geliyorum."
"Harika, ben hazırlanmaya başlıyorum,akşam 6' da beni almaya gelin.Öpüyorum seni ...
"Tamam canım,bende."
Vaha telefonu kapatıp Admon' a öfkeli bakışlar atmaya başladı.
"Senin yüzünden kabul etmek zorunda kaldım,giyecek hiçbir şeyim yok hem nasıl gidicem?!!"
"Senin için değişiklik olur geldiğinden beri içerdesin,hem sana bir ton elbise aldım unuttun mu,böylece dolapta çürümemiş olurlar dimi."
Admon ,Vaha' ya alaycı bakışlar atıp odadan çıktı,Vaha da kaderine razı gelip dolabı karıştırmaya başladı,şimdiden çok heyecanlanmıştı,büyük bir kalabalık onu bekliyordu,ve bu Vaha için büyük bir değişiklik olacaktı,hemde çok büyük.