Süzülen martının kanatlarından kopan bir tüy salına salına düşerken sahip olduğum hiçbir şeye bakıyordum. Tüm hayatım boyunca yanımda olan bir tek ablamı da kaybetmiştim. Oturduğum arabanın camından seyrettiğim dünya saki bana ait değildi artık. Elimdeki her şeyi alarak buraya ait olmadığımı söylüyor gibiydi. Siyah araba yavaşladığı sıra gözlerimin daldığı boşluktan ayrıldım ve etrafa bakındım. Demir parmaklıklı koca bir kapıdan geçiyorduk. Girdiğimiz yerde dikkatimi ilk çeken şey kocaman ve masallardaki kötü karakterin şatosuna benzeyen bina olsa da etrafımızı sarmış dev duvarlar daha korkunç görünüyordu. Ucu bucağı yokmuş gibi uzanan dev duvarlar kocaman bir bahçenin etrafını hapishane gibi sarmıştı. Sanki buradan çıkış asla yokmuş gibiydi. Ablamın, yetimhaneden çıkınca beni alabilec

