Keyifli Okumalar.. Zelal, derin bir karanlığın içine düşmüş gibi hissettiği bir ortamda buldu kendini. Etrafındaki hava, ölüm sessizliğiyle doluydu; ne bir kuş cıvıltısı ne de bir yaprak hışırtısı duyuluyordu. Her şey donmuş, zamandan kopmuştu. Gözlerinin önünde beliren sahne, zihnine kazınacak kadar dehşet vericiydi. Revşen, rüyasında çıplak bir zeminin ortasında yatıyordu. Ona doğru gitmek istedi ama yapamadı. Sanki görünmez bir zincirle olduğu yere zincirlenmişti. Uzaktan kocasına, sevdiği adama baktı. "Revşen." diye fısıldadı. Elini ona uzattı ama dokunamadı. Revşen`in göğsü yukarı doğru yükselmiş, sanki bir görünmez ip tarafından yukarı çekiliyormuş gibi açığa çıkmıştı. Yüzü solgun, ifadesizdi; yaşama dair hiçbir iz taşımıyordu. Ancak, kalbi hâlâ göğsünde atıyordu, her vuruşu yan

