Halime daha önce yüzüne bile bakmayan kibir abidesi kadının nasıl böyle pejmürde hale geldiğine inanamadı. Her zaman güzelce topuz yapılmış bakımlı saçları yer yer dağılmış, üstü başı dünden kalmış gibi kırışmıştı. Yüzünün gözünün halini söylemiyordu bile. Kenara çekilerek " tabi buyrun" dedi. Cam aralığından kimin geldiğini görmüş, Esma’ya haber vermişti çoktan. “Bir sorsaydınız, beni görmek istemez belki, rahatsızlık vermek istemiyorum.” Bu tereddütlü ve mahçup ses tonu ile iyice hayrete düşen Halime yüzündeki şaşkın ifadeyi mümkün olduğunca yumuşatarak kapı önünden kenara çekildikten sonra eli ile içeriyi işaret ederek konuştu. “Hayır, geldiğinizden haberi var, girin lütfen.” Böyle kibarca davet edilmeyi beklemiyordu Keriman hanım. Mahcubiyeti bir kat daha artarken ayak

