33. Huzura Davet

3125 Kelimeler

Keriman hanım dünyanın yükü omuzlarındaymış gibi yıkık dökük arabaya bindiğinde ne Yahya bey, ne oğlu bir şey sormaya cesaret edemedi. Sessiz geçen bir yolculuğun ardından yalıya vardılar. Tarık dün akşam üç kez gelmişti bu yalıya, bir mutlu, iki şaşkın, üç ölümü özleyen. Hayatının üç aşamadan oluşan tuhaf bir algoritması vardı sanki ve her defasında varlığı denklemlerdeki oranı bozan bir fazlalıkmış gibi dışarıda bırakılıyordu. Mahir telefonuna, çocukları köye götüreceğini ve bir müddet kalıp dinleneceklerini yazan bir mesaj göndermişti. Hiç hak etmese de hala o çocukların babasıydı ve nerde ne halde olduklarını bilme hakkına şu durumda bile saygı gösteren adama hayran kalmadan edemedi. Bir cevap da veremedi. Sorulan bir soru yoktu zaten, ne söyleseydi. Ağır adımlarla üçüncü kat

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE