“Hazırlandınız mı?” Bir kez bile yüzüne bakmadan durmak, en mesafeli sesiyle bu soruyu sormak, onun gözlerindeki umudu kendi elleri ile kırmak dört kurşun yemekten daha acıydı, biliyordu o yüzden kıyas edebilirdi. Kadının yarıda kalan adımları yönünü değiştirdiğinde kendini camdan atmak istedi. Çok büyük, koca koca hatalar yapmıştı. İşte şimdi de cezası çok büyük, koca koca acı çekmek oluyordu haliyle. Seccadeyi toplayıp odada oyalanırken üzeri değişmiş miniş kızı yanına geldi. “Baba sen artık namaz kılmayı hatırladın mı, benim kitaplarımdan mı öğrendin yoksa!” “İkisi de balköpüğüm. İyi ki benimle paylaşmışsın onları, teşekkür ederim.” Kızı tek kaşını kaldırıp bilmiş bilmiş başını sallayınca küçük bir Keriman olmuştu sanki. “ Annem çantaların hazır olduğunu söylememi istedi.” İçi

