"Kulübemizde yeraltına açılan bir sığınak vardı. Çok büyük değildi aslında, kırık dökük bir merdivenle inilirdi o sığınağa. Ben o merdivenden hiç yürüyerek inmedim Toprak Büyücüsü, aşağı yuvarlanırken o merdivenin gıcırtıları eşlik ederdi bana. Bazen bir gün kapatırdı beni oraya sonra geri çıkartırdı. Bazense günlerce kapalı kalırdım. O kadın gerçekten bana hiç acımadı. Fareler, yılanlar, diğer hayvanlar neyse de karanlığa alışmak çok güçtü benim için. Hep yalvardım ona 'Lütfen yalvarırım çıkart beni buradan lütfen!' Bir süre sessiz kaldı Dabka. Sanki bahsettiği o günlere geri dönmüştü, gözlerini sabitlendiği noktadan ayırmıyordu. Lurra ise sessizdi, sadece dinliyordu. Dabka'nın anlattıkları onu hem şaşırtmış hem de üzmüştü. Yavaşça adamın yanına çöktü ve her yeri kaplayan koyu karanlı

