Sabah gözlerimi açtığımda, içimde tarif edemediğim bir huzursuzluk hissi vardı. Yastığın üzerinde dinlenememiş bir şekilde kıpırdandım, bedenim ağır ve yorgundu. Gece boyu zihnimi meşgul eden düşünceler deliksiz bir uykuya dalmama engel olmuştu. Odanın içindeki kıpırtıyla yarı kapalı gözlerimi Halil İbrahim’e çevirdim. Giysi dolabının önündeydi, kaşları çatık halde dolabının içini inceliyordu. Karar verdiği an açık bıraktığı kapağı omzuyla iteleyerek askıdan temiz ve ütülü beyaz bir gömlek aldı, pijama üstü üzerinde değildi. Sapık misali onu izlemek yerine bakışlarımı kaçırıp tavana diktim. Gözlerimi yeniden kapatırken huzursuzluk hissi gitgide arttı, sırtımı ona dönecek şekilde yatakta bedenimi çevirdim. Göremesem de sesler hayal gücümü aktif etti. Kıyafet hışırtıları ve gömleğinin düğm

