EVİN
UYARI: YOĞUN CİNSELLİK İÇERİR!
Uyandığımda Mirzanın odasındaydım. Fadime teyze başımdaydı. Dışarıdan kardeşlerimin sesleri geliyordu. Kalkmaya çalıştığımda Fadime teyze ‘kalkma kızım yat’ dedi.
Mirza bir daha odaya gelmedi. Miran abi kapıdan ‘yarın sabah seni kardeşlerine götüreceğim’ dedi.
Sabah heyecanla uyandım. Kardeşlerimi göreceğim için çok mutluydum. Miran abi beni Elanın şehirde kaldığı evine götürdü.
Dicle de oradaydı. Bana kahvaltı hazırlamışlardı. Onlara sımsıkı sarıldım. Kahvaltı masasına oturduk.
Ela baba neden kömürlükte olduğumu sordu. Bende yaşadıklarımı baştan sonra kağıda yazdım. Okuduklarında çok üzüldüler.
Onlar benim için dün geldiğinde seslerinl duyduğumu ama yetişemediğimi de anlattım . Anlatırken bir kaç göz yaşım düştü kirpiklerimden. Dicle elini yanağıma koyup sildi.
Ela ‘karakola git şikayet et’ dedi. Bunu yapmam mümkün değildi. ‘yapamam’ dedim. ‘Mirzanın annesidir sonuçta’ diyip kabullendim.
Eğer böyle bir şey yaparsam bana daha çok öfkelenirdi. Ya bana ve bebeğime zarar verirse diye düşünüyordum.
Daha sonra Ela bize ‘size bir şey diyeceğim’ dedim. ‘Tabi ablamın bombası kadar büyük şekilde patlamasa da’ dedi.
Dicle ‘Ne diyeceksin abla söyle hadi’ dedi.
Ela ‘Kızlar ben hamileyim’ dedi sevinçle. Öylece kalakaldım.
Dicle ‘abla şaka mı?’ Diye sordu. Ela İçeriden ultrason fotoğrafını getirip gösterdi.
Dicle çığlık atıp sevindi. ‘İnanamıyorum. İkimizde aynı anda hamilesiniz. Atabey erkekleri tam gaz ileri’ diyip güldü.
Ela ‘Miran bilmiyor. Kimse söylemesin. Sizin dışınızda zaten bir tek patronum biliyor o da ben bayılınca hastaneye götürdüğü için’ dedi.
Dicle ‘söylemeyecek misin?’ Diye sordu. ‘Aynen Dicle hamileyim diyeyim de kimden diye sorsun dimi? Sırf belimdeki beni Şahin biliyor diye boşanıyor bu adam be benden. Ona der miyim hamileyim diye. Çocuğumu felan alır Allah korusun’ dedi.
Korkusunu anlıyordum.
Dicle ‘ boşanacak mısınız ki?’ Dedi. ‘Atabey konağından da gördün. Yerimi doldurmaya birini bulmuş bile çoktan’ dedi. Üzülmüştü.
Kızlarla biraz daha sohbet ettik. Ben de ‘daha Mirzaya hamile olduğumu söylemedim. Kızlar açıkçası hatırlayacak mı onu bile bilmiyorum. O zaman eve geldiğin de çok sarhoştu. Kendide değildi’ diye yazdım.
Ela ‘Seni anlıyorum abla. Çocuk senden desende Mirza abi inanmayabilir. Aynı benim durum gibi’ deyip iç çekti.
Bende iç çektim. Acaba Mirza hatırlayabilecek miydi. O kadar umutsuzdum işte.
Akşama kadar birlikte vakit geçirdik. Sonra birini gönderdiler ve ben arabaya binip kardeşlerimin yanından uzaklaştım.
Akşam Mirzayla benim odama çıktığımda Mirza karanlıkta koltukta oturuyordu. Işığı açtım. Döndüğü için sevinmiştim.
Ben yanına yaklaştığım sırada ayağa kalktı. Gözlerimin içine baktı. Öfkeli görünüyordu.
‘Bana hamile olduğunu ne zaman söyleyecektin Evin. Bebek doğunca mı?’ Dedi.
Kafamı sağa sola salladım. Bu sırada üzerime doğru yürümeye devam etti.
‘Sana tecavüz mü etti o şerefsiz?’ Diye sordu. Ben gene kafamı sağa sola salladım.
‘Seni zorladı kesin di mi?’ Dedi.
Durdu ve ‘onu öldüreceğim Evin. Başladığın işi bitireceğim’ dedi. İçime büyük bir korku düştü. Onu öldürürse tekrar hapse düşerdi. Bu sefer bu kadar kolay çıkamazdı. Onun bu şekilde mahvolmasını istemiyordum.
Arkasını döndüğü sırada kolundan tuttum. Kafamı sağa sola salladım. Hayır yapma demek istiyordum.
‘Bırak beni Evin onu öldüreceğim’ dedi.
Ayaklarına kapandım. Korkuyordum. O giderse ben mahvolurdum. Mihra hanım ne beni ne de çocuğumuzu daha yaşatmazdı.
‘Yapma’ dedim fısıltıyla. Kendi sesim yabancıydı bana.
Bana haksızlık yapılmış sesimi çıkartmamıştım. Ama Mirzaya bir şey olursa çocuğuma bir şey olursa dayanamazdım.
Mirza sesimi duymuştu. İki omzumdan tutul kaldırdı ve gözlerime baktı. ‘Evin, ilk defa sesini duyuyorum ve sen sadece o pislik için mi yalvarıyorsun. Yazıklar olsun sana’ dedi. Beni öylece bırakıp gitti.
Aslında ilk sesimi duyuşu değildi. Ama sadece belli ki hatırlamıyordu.
Sadece Mirzanın yanında bir kaç kelime söyleyebiliyordum. Bunu kısa süre önce birlikte olduğumuz gece anlamıştım.
Yaklaşık bir buçuk ay önce
Elanın kaçırılma olayının üzerinden bir kaç gün geçmişti. Onunla birlikte aynı odada kalıyorduk. İyileşmesi ve toparlanması için yanında kalmak istiyordum.
Bir gece Mirzanın odasına girdim. Onun evde olmadığını biliyordum.
Odasını merak ediyordum. Onun dokunduğu eşyalara dokunmak, onun nelerden hoşlandığını görmek istedim.
Telefonumun fenerini açtım sonra hemen sol tarafımda bir abajur gördüm onun yaktım. Loş ışık etrafa yayıldı. Şu anda herkes uyuduğu için beni burda kimse görmezdi. Mirza dışında.
Odası büyüktü. Kocaman bir yatak odanın ortasındaydı, karşısında da koltuk vardı.
Dolabı sağ tarafta gömme dolaptı. Bir banyosu vardı. Bir duvarı boydan boya kitaplarla doluydu.
Kitaplarına baktım. Onlara dokundum. Bir tanesini çıkartıp sayfaları karıştırdım. İlk sayfasında adı ve soyadı yazıyordu. Şimdi aynı kitap sayfalarına dokunmuştuk.
Odasında kendi kokusu hakimdi. Dayanamadım ve yatağa yaklaşıp yastığını aldım. Kokladım. Sarıldım.
İmkansız bir sevgi biliyorum ama içimde tutamadım.
Sonra kapıdan bir tıkırtı sesi geldi. Yastığı yerine bıraktım.Arkamı döndüğümde kapıda Mirza vardı
Çoğu zaman eve sabaha karşı dönerdi. Bu kadar erken geleceğini tahmin etmemiştim. Kalbim panikle çarpmaya başladı.
Beni gördü. Gülümsedi. Bir iki adım attı ama yalpalayarak. Düşeceğini düşünüp koşup kolundan tuttum. Yakınında olmak beni germeye başladı.
Kolunu omzuma koydum. ‘Vay be kim varmış burda’ dedi. Kendi kokusu ve alkol karışmıştı. Sesi kokusu kalbime ulaşıyordu.
Yavaşça yatağına doğru götürdüm. Yatağa yatırmaya çalışırken kolunu omzumdan atamadım ve birlikte sırt üstü yatağa düştük.
‘Evin’ diye inledi. Gözlerini açtı kafasını çevirip bana baktı. ‘Yıllardır seni bekliyorum neredesin?’ Dedi.
Beni mi bekliyordu gerçekten yoksa sarhoşlukla saçmalıyor muydu? Kalbim heyecanla atıyordu.
Yan tarafa bana doğru döndü. Diğer kolu kafamın altındaydı. Elini yüzüme götürdü. Ordan da saçlarıma sonra bir tutam alıp kokladı. ‘Harika kokuyorsun. Senin kokun beni çıldırtıyor’ dedi. Ürperdim.
Bana böyle şeyler söylemesini asla beklemiyordum. Sözleri bende şok etkisi yaratıyordu.
Gözlerime baktı. Gözleri arzu doluydu. Resmen içine çekiyordu beni. Beni istediğini anlamıştım. Bende onu istiyordum.
‘Madem buradasın benim yatağımdasın artık benimsin’ dedi. Gözleri karardı. Dudaklarıma baktı.
Bir anda dudaklarıma yapıştı. Beni öpmeye başladı. Dudaklarımı yaladı. Bende onun yaptığını taklit etmeye başladım. İnledi.
Elini göğsüme götürdü. Yoğurmaya başladı. Dudaklarını dudaklarımdan ayırdı. Dizini bacak arama koyup üzerimde yükseldi. Elbisemin önü düşmeliydi tüm düğmeleri açmaya başladı. Sonra elbiseyi iki yana açtı. Gözleri karardı.
Beyaz dantelli iç çamaşırlarımı beğenmiş olmalıydı ‘siktir’ dedi ve elini saçlarına götürdü.
‘Hayallerimden, rüyalarımdan daha güzelsin. Sana karşı koyamam’ dedi. Ve son öpüşmemiz gibi dudaklarıma saldırdı.
Elleri göğüslerimi yoğurmaya devam etti. Erkekliğini aramızda çamaşırlar olmasına rağmen sürtmeye başladığında içimde tuhaf şeyler olmaya başladı.
Geri çekildiğinde sızlandım. Gömleğini çıkartamaya başladığında ona tutundum ve doğruldum. Elini durdurdum.
Aşık olduğum adamı soyma zevkini kaçırmayacaktım. Heyecanla ellerim titrerken gömleğinin düğmelerini çözdüm.
Karın kasları ellerimin altındaydı. Onlara dokundum. Sızlandı. Gömleğini yavaşça omuzlarından çıkarttım. Ayağa kalkıp pantolonunu çıkardı. Üzerinde sadece boxerı kalana kadar her şeyini çıkardı.
Erkekliği boxerını zorluyordu. O kadar kabarıktı ki bir an yutkundum. Çenemden tutup yukarı kaldırdı.
Beni iştahla izliyordu. Kalbim çılgınca atarken ‘Senin her yerin bana ait. Tamamen benim olana kadar durmayacağım’ dedi. Sözlerinde vaat vardı.
Kafasını eğip sertleşmiş meme uçlarıma baktı. Dantelli sütyenimin altından delip geçecek gibiydi. Göğsüm hızla kalkıp inerken Mirza onları serbest bırakmak için sütyenimi arkamdan çözdü. Sonra beni yatağa yatırdı.
Göğüslerim serbet kalınca Mirza tekrar inledi. ‘Resmen benim için yaratılmış’ dedi ve sağ göğsümü ağzının içine alıp şeker gibi emmeye başladı.
Diğer göğsümün ucunu da parmaklarının arasına alıp sıkıştırmaya başladı.
Vajinam çoktan ıslanmıştı resmen onun için hazırdım.
Erkekliğini tekrar vajinama bastırdı. Ani zevkle hafifçe göğsümü yataktan kaldırdım.
‘Sikimi istiyorsun değil mi?’ Dedi. Bu şekilde konuşmaları resmen vajinama baskı yapıyordu.
Kafamı evet anlamında salladı.
Mirza boynuma yönelip beni öpmeye ve boydan boya yalamaya başladı. Kulağıma yaklaşıp ‘inle, benim için inle’ dedi.
Kendi sesimi daha önce duymamıştım. Daha önce hiç bilememiştim. Ama o istediği için bende inlemek istiyordum.
Erkekliğini vajinam boyunca sürttü. Sırılsıklamdım. Aramızda tek engel iç çamaşırlarımızdı.
Aletini sertçe vajinam boyunca tekrar sürttü ve ben inledim. ‘Ahhh’ dedim fısıltıyla. İlk defa kendi sesimi duyuyordum. Mirzanın gözleri karardı. Erkekliği boxerında daha da kabardı.
‘Adımı inleyene kadar durmayacağım Evin. Her şeyinle benim olacaksın’ dedi. Bu mahrem sözler tüm benimi daha da yaktı. Sımsıcaktım, ıslaktım ve onu istiyordum. Benim ilk olmasını istiyordum.
Mirza dudaklarıma tekrar yapıştı. Dudaklarına doğru tekrar inledim.
Mirza bir anda çılgına döndü. Altımdaki iç çamaşırımı yırtarak üzerimden çıkarttı.
Artık altında çırılçıplaktım.