Göğüs kafesim heyecandan inip kalkıyordu, korktum, çok korktum. "U-uygar... gitsen, biz sonra daha makul bir yerde buluşuruz" İlk başta beni anlamasa da benim odaklandığım yöne, Tülay Hanım'a baktığında başını olumlu anlamda salladı. "Seni zor durumda bıraktım, özür dilerim. Buraya gelmemeliydim. “Saçmalama” dedim elini tutarak. “Senin bir suçun yok, eninde sonunda öğreneceklerdi.” Ağır ağır başını sallayıp “Hoşçakal” dedi. “Seni arayacağım” derken telefonumun olmadığı aklına gelmişti. "Tabii yeni bir telefon alırsan" "Alacağım" "Öyleyse gidiyorum" "Hadi git!" dedim Tülay Hanım'a bakmasam bile üzerimde olduğuna emin olduğum bakışlarını hissederek. Bahçe kapısından çıkarken son bir kez el salladığında karşılık verip gittiğinde ise aynı eli ağrıyan göğüs kafesime yerleştirip nefesimi

