9.BÖLÜM

1525 Kelimeler
  Merhaba. İyisinizdir umarım.  Başlama saatinizi yazar mısınız?(03:10) RUHUMDAKİ MÜHÜRDEN gelen okuyucularım bir el kaldırsın da görelim. () SORU:SİZCE BİR KADIN NERESİNDEN ÖPÜLÜRSE SEVİLDİĞİNİ HİSSEDER? A)ALNINDAN B)DUDAKLARINDAN C)DİZ KAPAKLARINDAN  D)AVUÇ İÇLERİNDEN Bol YORUM yapmayı ve BEĞENMEYİ unutmayın lütfen. Bu bölümü rekabetimm ve KadirAyaydin3 'e ithaf ediyorum.  İyi okumalar. •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Kafamı kaldırıp etrafa baktım. Araba'nın durduğu yer evimizin hemen aşağısında ki kahveydi. İstemsiz bir şekilde kahvenin içinde ki insanlarda gözümü gezdirdiğimde babam olacak adam masalardan birine oturmuş onun gibi pislik arkadaşlarıyla oyun oynuyordu. "Hadi git,seni bırakmamı istiyordun ya durma in arabadan. Şunu da söyleyeyim senin o adamdan başka gidecek yerin yok.Sen onun yanına gittiğin zaman ne olacak söyleyeyim.Seni verdiği adamdan aldığı binlerce lira bir hafta da elinden uçup gitti.Anlayacağın yine beş kuruş parası yok, sen yanına gider gitmez seni daha çok para ile,tekrardan birine satmaktan asla geri durmayacak,hadi seni bırakıyorum git ve beni delirt,delirt ki önüme geleni yakıp yıkayım."konuşmanın başında ki sesi ne kadar sakinse sonda ki sesi de bir o kadar sertti. Tekrar kafamı dışarıya çevirdiğim de babam elinde telefon ile konuşuyordu. Ne yapacaktım şimdi ben,öyle bir çıkmaza girmiştim ki bir adım öne atsam uçurum bir adım geriye atsam çukur. Arada kalmıştım. Kapı'nın üstünde ki ellerimi kucağımda kavuşturup kafamı eğdim. Bir nevi gidemeyeceğimi söylüyordum. Belki bu gün bu arabadan inmediğme pişman olacaktım ya da iyi ki de inmemişim diyecektim. Bunu ilerleyen zamanlarda görecektim,umarım asla pişman olmam. Araba ilerlemeye başlayınca ellerimi sıktım. "Bir daha asla ama asla böyle bir teklifte bulunmayacağım.Sen de bu arabadan inmeyerek bunu kabullendin.Bundan sonra asla benden gitmene izin vermem."diyip bana döndü. "Şimdi gelelim o piç'in sana dediklerine."diyip beni kendine doğru çevirdi. "Her şeyi eksiksiz bir şekilde söyleyeceksin tamam mı?"diye ılımlı  sesiyle konuştu. Sanki en ufak bir şeyi anlatmazsam üstüme atlayacak gibiydi. Kafamı aşağıya yukarıya sallayıp elinden kurtuldum. Toz duman içinde kalmış elbise'nin yırtmacından açılan bacağımı hızla kapatıp ellerimi kaldırdım. "Bana, etrafım da büyük bir oyunun olduğunu söyledi.Sonra da senin beni yanında öldürmek için tuttuğunu ve kızların da bana oyun yüzünden yakın davrandığından bahsetti."diyip ellerimi indirdim. Ölme düşüncesi tüylerimi ürpertirken ölürsem arkamdan kimsenin bir damla göz yaşı dökmeyeceğine kalıbımı basardım. Barlas'a baktığımda çenesi seyirmiş bir şekilde bana bakıyordu.  "Oyun falan yok,o piç seni korkutmak için yalan söylemiş.Seni öldürecek olsaydım haftalarca yanımda tutmazdım,bir daha aklından sana zarar vericeğimizi geçirme.Sana asla zarar vermiyeceğim,verenlere de dünya kaç bucakmış göstereceğim." Dedikleri ne kadar doğruydu bilmiyordum ama hemen inanmayacaktım. Barlas'a baktığımda dudağıma baktığını gördüm.Elini dudağımın yanına değdirdiğinde hissetiğim acıyla hızla geri çekildim. "O piçi öldüreceğim."sesiz mırıldanmasını duymuştum. Ondan uzaklaşıp kafamı yere eğdim.Dudağıma dokunduğum da hissetiğim kabuklaşmış yara ile sıkıca gözlerimi kapattım. Bir anda çenem de hissetiğim el ile kafamı kaldırıp Barlas'a baktım. "Hayat bana çoğu şeyi kafama vura vura öğretti,ama asla kafamı eğmedim,eğmiyeceğim de sen de kafanı asla eğme ne olursa olsun karşında kim olursa olsun kafanı eğmeyeceksin.Kafasını eğmesi gerekenler sana bu zamana kadar bu hayatı yaşatanlar,Tamam mı?"diyip benim de onaylama mı bekledi.  Kafamı evet anlamında aşağıya,yukarıya sallayıp kafamı kaldırdım.  Araba durduğunda Barlas hızla arabadan inmiş benim inmemi bekliyordu.  Kapıyı açıp bacaklarımı arabadan sarkıttım. Yere basar basmaz hissettiğim acıyla dişlerimi sıktım.  Daha fazla beklememek için arabadan inip ufak adımlarla Barlas'a doğru ilerledim.  Yanına gelir gelmez bedenimi zorlanmadan kucağına aldı. Üstümde ki şaşkınlığı atar atmaz kucağından inmek için debelenmeye başladım.  Bacaklarımda ki elini sıkıp yüzüme çatık kaşları ile bakmaya başladı.  "Rahat dur yoksa seni bu merdivenlerden aşağıya atarım."diyip evin dış kapısında ki altı basamaklı merdiven'i gösterdi.  Kafamı sallayıp ellerimle oynamaya başladım. Kapının önüne geldiğimizde Barlas ayağıyla kapıya vurmaya başladı.  Kısa zaman sonra kapı hızla açılırken boşluğuma denk geldiği için irkilmiştim.  "Hoş geldin Barlas abi.""Hoş bulduk Ayşem, Mert ile birlikte mi geldin?""Evet abi.""Tamam söyle ona sağlık çantasını getirsin yarım saate ineriz.""Tamam abi, Bade iyi demi."Kafasını sallayıp merdivenlerden çıkmaya başladı. Ben yokmuşum gibi konuşmuşlardı. Bize kapıyı açan kızı ilk defa görüyordum.  Benim kaldığım odaya geldiğimizde Barlas beni yatağa bırakıp giysi dolabına ilerledi.  "On dakika içinde duş alıp üstünü giyinmiş bir şekilde beni burada bekliyorsun,on dakika içinde geldiğimde hazır değilsen seni ben büyük bir zevk ile hazırlarım." Dedikleri ile kaşlarımı çatıp elimi kaldırdım. Tam ellerimi hareket ettirecekken üstüme attığı t-shirt ile ona daha da sinirlenirken bu sefer de kafama gelen şort ile hızla ayağa kalktım.  "Ya ne yapıyorsun."Ellerimi bakmayı bırakıp gözlerimin içine baktı.  "On dakika süren başladı. Hızlı ol istersen, Ya da olma benim için daha iyi olur."Çok terbiyesizdi bu adam.  Bir şey dememe fırsat vermeden odadan çıktı. Derin bir nefes çekip sakinleşmeye çalıştım.  Yatağın üstünde ki dizimin çok az üzerine gelicek şortu ve siyah tişörtü elime alıp dolaba ilerledim. Çekmeceden iç çamaşırı takımı alıp hızla banyoya girdim.  Rezil bir haldeydim üstümde ki elbise toz içinde,tabi yırtıklar da cabasıydı. Dudağımın kenarı kabuklaşmış,diz kapaklarım düşmekten soyulmuş ve kanamış,ayaklarımın altına baktığımda diz kapaklarımdan pek bir farkı olmadığını gördüm. Saçlarım çekilmekten bir birine girmiş ve kafamda kabuk tutmuş yara soyulmuştu.  Daha fazla bu yıkılmış halime bakmamak için banyonun kapısını kitleyip üstümü çıkardım.  Duş alırken her ne kadar dizlerim ve ayaklarım yansa da hızla duş almış ve üstümü giyinmiştim.  Odada aynanın karşısına oturmuş berbat bir halde görünen saçlarıma baktım. Elime tarağı alıp kafamda ki yarayı umursamadan taramaya başladım. Tarak her yaraya dediğinde canım yansa da umursamadım. Açık mavi tarağın üstünde kan görmem ile kafamın kanadığını anladım. Elimle yaraya dokunacaken odanın kapısı hızla açılmasıyla arkamı döndüm.  Barlas bir bana bir de elimde ki kan olmuş tarağa bakıyordu.  Hızla yanıma gelip kafama bakmaya başladı.  "Lan kendine zarar vermek hoşuna mı gidiyor senin?"kendi kendine söylenip hızla beni kucağına aldı.  "Ne yapıyorsun,indir beni,benim de ayaklarım var yürüye biliyorum." "O ayaklarla nasıl yürüyeceksin.""Hallederim ben indir beni." Oynattığım ellerime baktıktan sonra hiç beni takmadan merdivenlerden inmeye başlamıştı.  Salona girdiğimizde Mert ve kapıda gördüğüm kız Ayşem birbirlerine sarılarak oturuyorlardı.  Ayşem Barlas'ı görünce hemen Mert'ten uzaklaşmış yana kaymıştı.  Barlas beni üçlü koltuğa oturtup kendiside yanıma oturmuştu.  Ondan uzaklaşmak için koltukta biraz ileriye  kayıp daha dik oturdum.  "Nasılsın yenge.""İyi diyelim iyi olalım."diyip ellerimi indirdim.  "Kafasında ki yara kanamış pansuman yapılacak.""Tamam abi."Mert orta sehpanın üstünde duran çantayı açmış içinde ki eldivenleri giymişti.  "Evet pansuman tamam,Bir kaç gün boyunca pansuman yaparsanız daha iyi olur abi." Mert arkasını dönüp çantanın içinden bir krem çıkarttı.  "Abi azıcık yana kay da yengemin dizlerine kremi süreyim.""Ver ben sürerim.""Olmaz abi burada doktor olan benim.""Mert, şansını zorlamasan mı hayatım. Barlas abi'nin seni dövmesini istemiyorum."diyip güldü.Ayşem ile de tanışmıştım. İlk başta samimiyet olduğu için Ayşem dediklerini düşünmüştüm ama direk ismiymiş "Hadi abi çekil,işime engel oluyorsun.""Siktir git lan puşt,ver kremi Ayşem'in önünde dayak yeme benden."diyip ayağa kalktı.  "Tamam abi ya,al ne halin varsa gör.Hadi Ayşem biz gidelim."diyip Ayşem'i de kolundan tutup hızla salondan çıkarttı. Bir anda önümde eğilen Barlas ile şaşkınlıkla ona bakmaya başladım.  "Ben sürerim,sen kremi bana ver en iyisi.""Kendini boşa yorma Bade'm ben süreceğim diyip."Kremin kapağını açtı.  Önce ayaklarımın altına kremi sürmeye başladı.  Fazlasıyla huzursuz hissediyordum kendimi.Ben bir erkek ile bu kadar yakın olmamalıydım. Bu adam beni halen daha korkutuyordu. Korkmam için hiç bir şey yapmasa da onun için korkudan başka minnet duyuyordum o kadar.  Kremden eline biraz daha sıkıp kremi masanın üstüne koydu.  Bir anda beklemediğim bir şey yapıp dizlerime ufak ufak öpücükler kondurmaya başladı.  Kafasını dizlerimden kaldırıp gözlerimin içine bakmaya başladı. "Bırak da iyileştireyim seni tek tek tüm yaralarını sarayım. Sadece vücudunda ki yaraları değil kalbinde ki kanadı kırık kuşun da yaralarını sarayım. Geçmişte yaşadıklarını unutturayım.İzin ver ki kalbine gireyim."diyip dizimi tekrar öptü.  Kalbimde ki kuş çoktan son nefesini veriyordu.  Adam,kadının dizlerini öptü. Bilmiyordu ki kadın'ın tüm yaraları,gözyaşları avuç içlerinde saklıydı. Kadın,bırak uğraşma,kabuk tutmuş yaralarımı kanatırsın diye sessizce haykırdı.  Adam yemin etti, kadının tüm acılarından bıkmadan tek tek öpeceğine. ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••Bitiş saatiniz? Bölüm hakkında ki yorumları alayım. En sevdiğiniz kısım? Sizce diğer bölümde neler olacak? BİLDİRİ!!HİÇ BİR ZAMAN KAFANIZI EĞMEYİN. GÜÇLÜ DURUN Kİ YIKILMAYIN.KAFANIZI EĞECEĞİNİZ TEK YER SECCADE OLSUN.(UNUTMAYIN KAFASI YERDE OLANIN CELLADI DA ÇOK OLUR.) Kendinize iyi bakın.  SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM. Görüşmek üzere.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE