7.BÖLÜM

1225 Kelimeler
  Merhaba.  Nasılsınız.  SORU:İkinci bir şans hangi durumlarda verilemez? Hangi şehirlerden okuyorsunuz? BEĞENMEYİ ve bol bol YORUM yapmayı unutmayın lütfen. İyi okumalar. •••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• Oturduğum yerden dans eden insanlara bakıyordum. Buraya geleli bir saat olmuştu. Dans müziği çalmasıyla yanımda oturan kızlar eşleriyle dans etmek için piste geçmişlerdi.  Geldiğimizden beri yanımda duran Barlas işim var diyip yanımdan ayrılmıştı.  Derin bir nefes içime çekip geri bıraktım.  Yanımda olan hareketlenmeyle sağıma döndüm. Genç bir adam iğrenç bir sırıtmayla bana bakıyordu.  "Naber güzellik."Oturduğum yerde biraz geriye gittim. "Niye kaçıyorsun yalnızsın biraz vakit geçiririz."diyip elini saçıma attı.  Hızla geri çekildim. "Dilsiz misin kızım konuşsana?"diyip geri kaçmama izin vermeden kolumu sıkıca tuttu.  Kolumu ondan kurtarmaya çalıştıkça daha da sıkıyordu.  "Konuşsana lan dilini mi yuttun?"Kalbim korkudan çarparken adamın benle olan temasını bitirmek istiyordum.  Adamın arkasında bir anda beliren Barlas fazlasıyla sinirli görünüyordu. "Sana o dilini yutturmayan oruspu çocuğu olsun it herif."diyip adamın ensesinden tutup ayağa kaldırdı.  "Sen kimsin lan bırak."diye debeleniyordu adam."Ecelin şerefsiz ecelin."diye tıslayıp adamın ensesini sıkıp arkada ki korumların üstüne attı.  Ellerini açıp kapattıktan sonra yanıma oturdu.  "İki dakika yalnız bırakmaya gelmiyorsun."diye söylenip bana bakmaya devam etti.  Ben ne yapmıştım Allah aşkına ya. Sinirle önüme döndüm.  Dans müziği bitmiş kızlara da eşleriyle birlikte yanımıza gelmişlerdi. ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••Hava fazlasıyla kararmış ve oldukça sıkılmıştım.  Elbisemi düzeltip ayağa kalktım. "Nereye."Elimi kaldırıp Barlas'a doğru döndüm. "Lavaboya gideceğim.""Bende geliyorum."Kaşlarımı çattım. "Ben kendim giderim gerek yok.""Bade yürü."diyip ayağa kalktı"Gelmeni istemiyorum tek başıma gidebilirim"diye söyleyip elimi indirdikten sonra eteğimi tutup ilerledim.  Arkamı dönüp baktığımda geri yerine oturmuş delici bakışlarla bana bakıyordu. Kendimi tutamayıp göz devirip ilerlemeye başladım.  Biraz uğraştıktan sonra lavaboyu bulabilmiştim. İçeriye girdiğimde kimsenin olmaması beni rahatlatırken içeriye girdim.  Musluğu açıp elimi suyun altına tuttum. Islak elimi boynuma sürüp rahatlamaya kendimi sakinleştirmeye çalıştım.  Daha fazla zaman kaybetmemek için lavabodan çıkıp dikkatle ilerledim.  Dış kapının oraya ilerleyip dışarıya baktığım da dışarda ki insan ve koruma topluluğunu görmem ile geriye doğru adımladım.  Buradan çıkmam için başka bir yol bulmalıydım.  Sağ tarafta ki kolidordan ilerleyip bir çıkış kapısı bulmayı ümit ettim.  Kolidorun sonuna geldiğim de iki kişi görmem ile hızla kolonun arkasına saklandım.  "Mehmet hadi şu çöpleri atta gidelim."diye bağıran kıza baktım. Mehmet dediği adam elinde ki mavi poşetlerle ilerleyip önünde durduğu çelik kapıyı açıp dışarıya çıktı.  Birkaç dakikanın ardından çocuk içeriye girip kapıyı kapattı.  "Hadi gidelim, patron canımızı okuyacak."diyip hızla gözden kayboldular.  Onların gittiğinden emin olduktan sonra hızla Çelik kapının oraya ilerledim.  Kapının metal kolunu kendime doğru çekip açtım.  Dışarıya doğru baktığımda çöplerin olduğu bir sokak ile karşılaştım.  Zaman kaybetmemek için dışarıya çıkıp kapıyı ses çıkartmadan kapattım.  Arkamdan gelen adım sesleriyle büyükçe bir şekilde yutkundum. . "Bakın burada kim varmış. Kaçak bir fare." Kalbim yerinden çıkacakmış gibi atarken yavaşça arkamı döndüm.  Karşımda tanımadığım bir adam ve arkasında koruma olduğunu düşündüğüm onlarca adam.  Karşımda ki adam iğrenç bir şekilde beni süzüp sırıttı.  "Nereye gidiyorsun küçük kız buralar senin için tehlikeli bir yer."alayla konuşması beni gererken bu adamın niyetinin hiç iyi olmadığını anladım.  "Niye konuşmuyorsun, üzülüyorum ama."diyip suratını yalandan astı.  Ben nasıl bir işe kalkışmıştım.  "Ah pardon sen konuşamıyordun değil mi unutmuşum."diyip kahkaha atmaya başladı.  Bu adam benim konuşmadığımı nereden biliyordu. Elimi kaldırıp sorucakken adam kaşlarını çatarak havaya kaldırdığım ellerimi sertçe tutup aşağıya doğru savurdu.  "Ben o şerefsiz Barlas değilim boşuna benimle o şekilde konuşmaya çalışma,Sesiz olman benim işime gelir aslında."diyip sırıttı.  Bu adam kesinlikle ruh hastası'nın tekiydi. Kişilik bozukluğu bile olabilirdi.  Kapattığım kapıya yönelip hızla açmaya çalıştım.  "Yakalayın."adamın emriyle birlikte korumalar üstüme gelirken açtığım kapıdan içeriye girmeye çalıştım.  Kolumdan tutulup hızla geriye itilmem ile dengemi koruyamayıp dizlerimin üstüne düştüm. Dizlerimin sızlamasını umursamadan üstüme gelen adamlardan kaçmak için hızla ayağa kalktım.  Daha bir adım atamadan kolumdan tutulup çekildim. Adamın elinden kurtulmak için çabalarken korkudan tirtir titriyordum.  Ağlamamak için kendimi sıkarken kolumu adamdan kurtarmaya çalışıyordum.  "Eh yeter be seninle mi uğraşacağız."Diyip hızla yüzüme çarpan tokatla tekrar yere savruldum.  Dolu olan gözlerimden yaşlar firar ederken bir elim de yanağıma gitmişti. Yanağım ateş gibi yanıyordu.  Adam yanıma çömelip bir elini boğazıma bir elini de yırtmaçtan açılan bacağıma koydu.  Korkuyla geri gitmeye çalışırken bacağımda ki elini sıktı.  "Bak kızım seni şurada parçalara ayırır köpeklere yem ederim. Uslu dur."kafamı iki yana sallayıp geri gitmeye çalıştım.  Adamın sabrı taşmış olacak ki başımda dikilen adama döndü.  "Bayıltın şunu, çabuk çok zaman kaybettik. Basarlar burayı şerefsiz'in adamları."diyip ileride ki arabaya ilerledi.  Üstüme gelen adamdan kaçmak için geri geri giderken adam hızlı bir hamle ile saçımı eline dolayıp ayağa kaldırmaya çalıştı.  İçim titreye titreye ağlarken ayağa kalkmamak için direniyordum.  "Kalk lan ayağa."Kafamı iki yana sallayıp saçımda ki ellerini tutup çekmeye çalıştım. Ellerini çekmeyince tırnaklarımı eline sertçe bastırdım.  "Siktir, çek lan elini piç."diye bağırıp boşta kalan eliyle sertçe ellerimi tuttu.  Diğer adam elinde bez ile bana yaklaşınca elimi ondan kurtarıp kafamı hızla geriye doğru çektim. Adamın eline doladığı saçlarımı daha da çekip geriye gitmemi engelledi.  Adam elinde ki bezi kımıldamama izin vermeden hızla ağzıma kapattı.  Ne kadar nefes almamaya çalıştıysam ufacık bir koku benim gözlerimi kaydırmaya yetmişti.  Gözlerim kapanırken en son duyduğum adamın hadi diye bağıran sesi oldu.  ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••Evet bölüm hakkında ki yorumları alayım. Diğer bölümde ne olcak sizce? Bade'ye salak diyenler. BEĞEMMEYİ ve bol bol YORUM yapmayı unutmayın lütfen. Görüşmek üzere.Kendinize iyi bakın. 
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE