Isınan sular

1014 Kelimeler
Gül’ün halinde bir değişiklik olduğunu annesi anlamıştı . Ancak Gül kendisine yönelen bu iftirayı kimseye anlatmazdı . Herkesi sınav stresi bahanesiyle kendisinden uzaklaştırıyordu . Günlerce Mete hocanın söyledikleri çıkmadı aklından . Gül şimdiye kadar hiç bir erkekle arkadaşlık dışında konuşmamıştı .Bir öğretmen nasıl olabilirdi de kendisine ilgisi olduğunu söyleyebilirdi? Kendine kızmayı bile düşündü. Sahiden böyle bir izlenim mi vermişti ? Okulda her zaman öğretmenleri tarafından sevilen bir kız olmuştu ama bu sadece öğretmen- öğrenci ilişkisinden ibaretti. Kız arkadaşları bazen erkek öğretmenlerine karşı hayranlık beslerdi ama o sadece gülerdi bu durumlara. Şimdiye kadar aklından hiç bir öğretmenini geçirmemiş, bir beğeni dahi beslememişti . Canı çok yanıyordu, kendinden utanıyordu . Mete hocanın derslerine girmek istemiyordu ancak bu hareket daha çok yanlış anlaşılırdı . Karar verdi; artık derslerde parmak dahi kaldırmayacak, dikkat çekmemek için elinden geleni yapacaktı. Bunları düşünürken birden hışımla yerinden kalktı: “Mete hocanın bakalım bu küstahlığı nerden alıyor sadece asker olması mı?”diyerek bilgisayarını açıp f*******:’ta arama yaptı . Mete hocanın hesabında 3 tane fotoğraf vardı sadece . Biri mezun okurken ailesi ile, biri tek asker kıyafeti, sonuncusu ise spor salonunda sivil kıyafetleri ile… ‘’ Kasların kadar beyninde büyük olsaymış o zaman böyle saçma düşünceleriniz olmazdı ‘’ diye geçirdi aklından. Fotoğrafları daha yakından görmek için üstüne tıkladı . Aile ile olan fotoğrafta nasıl masum bir çocuk gibi çıkmıştı şaşırdı . ‘’ Süt dökmüş kedi gibi …’’ diyerek güldü . Sonra asker kıyafeti olana bakıp ; ‘’ Uyurkende mi çıkarmıyor acaba ?‘’ demekten alamadı kendini . Son olarak tekrar spor yapan haline baktı . Bir süre daldı bu fotoğrafa . Mete hoca cidden sinir bozucu derecede yakışıklıydı, bu konuda kendisine yalan söyleyemezdi . ‘’ Neysee Allah sahibine bağışlasın .‘’ diyerek çıkış yaptı uygulamadan . Bugün ders çalışası yoktu zaten bir haftadır nerdeyse kafasını dağıtmak için odaya kapanmış, kitaplara gönülmüştü Gül . Hava hafif yağmurluydu. Pencereyi açtı mis gibi havayı içine çekti . Biraz yürüyüş iyi gelecekti ona . Çok sevdiği çiçekli ve uzun kadife elbisesini ve yağmurluğu giydi . Şemsiye almak istemedi . Kitapçıların olduğu dükkanlara doğru yürüdü. İçi ferahlamıştı adete. Burda ayrıca küçük, şirin bir kafe vardı . Gözüne daha önce kestirmişti, şimdi girmeye karar verdi . Bir fincan kahve içip kitapçılara uğramayı düşündü . İçerden gelen : ‘’ İyi ki doğdun Metee , iyi ki doğdun Meteeee ‘’ sesleriyle irkildi . ‘’ Aman ne güzel bu gün duymayı düşündüğüm en son isim ‘’ diye söylendi Gül . Bir fincan kahve sipariş edip köşeden bir masa aradı gözleri . Fakat gözü bir noktaya takılmak zorunda kaldı ; Mete hoca burdaydı . Demek onun doğum günüydü bugün. Uzaklaşmak için çok geç kalmıştı çünkü Mete hoca da Gül’ü görmüştü . Başıyla hafifçe selam verip kahveyi dökmemek için aceleyle masaya doğru ilerledi Gül . Bir an önce kahveyi içip kaçmayı düşündü . Ama nafileydi; Mete hoca ona doğru geliyordu : ‘’ Gül merhaba ne güzel tesadüf ,ee biraz konuşabilir miyiz?’’ Yüzünde çocuksu bir ifade vardı. Pişmanlık kokuyordu. ‘’ Merhaba hocam , elbette .’’ Sanki başka şansı vardı da Gül’ün… ‘Gül ben o gün için biraz ileriye gittiğimin farkındayım , kafam biraz doluydu, farklı bir olay vardı kafamda ama sana patladım galiba .’’ diye kıvırmak zorunda kaldı Mete . ‘’ Anladım hocam , ancak daha önce hiç bu kadar utandığımı hatırlamıyorum. Ben size karşı nasıl duygu besleyebilirim? Bunu nasıl düşündünüz ?’’ ‘’ Bazı kızların akıllları bir karış havada oluyor. Sen öyle ısrarla üzerime yürüyünce…” ‘’ Hocam ben o tür kızlardan değilim , gerçekten derslere katılım için konuşmak istedim .” Diyerek kaşlarını çattı Gül. ‘’ Biliyorum Gül , keşke benim düşündüğüm gibi olsaydı…” tabi ki bunu dışından söyleyemedi Mete. ‘’Anladım , dediğim gibi kusura bakma ters bir zamana denk geldi; yanlış anlaşılma oldu , kızlar çıkışlarda benle özel olarak konuşmaya çok gelirler , özellikle de dersi bahane ederler. Ben yine öyle bir şey sandım . Üzgünüm, artık daha dikkatli olurum derslerde. Bir öğrencimi incitmek beni çok yaraladı , iyi ki karşılaştık yoksa kafam o günde kaldı , senin ağlamanı unutamadım.” Gül bu sözler karşında utandı . Mete sanki karşısında bir öğretmeni değil de bir arkadaşı gibi özür diliyordu . ‘’ Önemli değil hocam ben unuttum bile , buarada doğum gününüz kutlu olsun .’’ ‘’ Sağol Gül , 23 olduk yaşlandık biraz’’ diye gülümsedi Mete. ‘’ Hocam aramızda sadece 5 yaş var 23 yaşında üniversiteli arkadaşlarım var,ne yaşlılığı ‘’ Gül ağzından çıkan bu sözden sonra biraz pişman oldu . ‘’ Haklısın Gül , daha geçen sene ben de öğrenciydim , şimdi öğretmen çok garip …’’ diyerek güldü. O sırada Mete ‘nin bir kaç asker arkadaşı seslenmeye başladı: ‘’ Mete gelsene , bizi tanıştırmayacak mısın kız arkadaşınla ?’’ Gül ve Mete kıpkırmızı kesildi. Gözlerini kaçırdılar. ‘’ Gül kusura bakma arkadaşlar takılıyor, öğrencim olduğunun farkında değiller sanırım ‘’ ‘’ Öyle sanırım hocam, ben gideyim artık …’’ ‘’ Tamam Gül görüşürüz, kendine iyi bak .’’ Gül daha fazla orda durmak istemedi, hızla çıktı dışarı . İçerde yaşananları hazmetmesi biraz zaman alacaktı . Sabah Mete hocaya nefret duyarken şimdi düşünceleri 180 derece değişmişti. Mete hocanın bu kadar kibar ve sıcak davranması , gelip özür dilemesi çok hoşuna gitmişti . İstemsizce gülümsemeye başladı . Ama sonra arkadaşlarının sevgili yakıştırmasını hatırlayınca tüm gülümsemesi kayboldu . Dışardan yaşıt gibi mi duruyorlardı ? Gerçi kendisi yaşıtlarından daha büyük duruyordu; 18 değilde 20 dese sırıtmazdı. Kaldı ki sadece 5 yaş vardı aralarında Mete hocayla, öyle anlamaları normaldi . Gül bunları düşünürken yağmur şiddetini artırmıştı, kitapçıya girdi hızla . Yağmur şiddetini azaltıncaya kadar burda oyalanmaya karar verdi . Gül kitaplar arasında göz gezdirmeye başladı . Aslında genelde polisiye r******rı severdi ama bugün canı romantik bişeyler seçmek istedi. Gül bir kaç kitap beğendi ve ücretini ödedi . Artık yağmura rağmen eve gitmeye kararlıydı, zira çıkarken annesine haber vermemişti . Gül kitaplarını çantasına atıp başına kapüşonunu geçirdi . Başını kaldırıp havaya baktı. Şemsiye almadığına pişman olmuştu . ‘’ Gül seni eve kadar bırakayım üşüteceksin yoksa .’’ Gül kafasını çevirdiğinde karşısında Mete hocayı gördü .
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE