Acı her şeyi uyuşturuyordu. Öyle ki Dayanne hissetme yeteneğini tamamen kaybetmişti. Günler boyunca odasında kilitli kalmıştı en başında. Hiçbir şey yemiyor hiçbir şey içmiyordu. Daha sonra ise odadan çıktı ve mezarlığı ziyaret etmeye başladı. Her gün, gün ağrırken mezarlığa gidiyor ve gecenin bir yarısında dönüyordu. Onu asıl üzen şey herkesin onu kahraman ilan etmesiydi. O bir kahraman değildi. O bir haindi. Aşkını öldürmüştü. Onun hayatına son vermişti. Kendi elleriyle. Öyle canı yanıyordu ki kulakları tıkanmış, gözleri kör olmuş gibiydi. Onu ayakta tutan tek şey göğsünden karnına ve boynuna uzanan dövmeydi. Bu, Satan’ ın ona hediyesiydi. Dayanne’ nin ona ait olduğunun mutlak kanıtıydı. Bunun dışında hiçbir şeyi yoktu Dayanne’ nin. Acısı büyüktü. Kendinden nefret ed

