Edis koşarak annesinin başucunda eğildi. "Anne, aç gözünü. Anne!" Daha sonra su getiren kızın elinden bardağı alıp annesinin yüzüne su serpti ve tokatlamaya başladı. "Anne, aç gözlerini." Funda Hanım yavaşça gözlerini araladı. "Oğlum, hiç kalkacak hâlim yok." Edis, annesinin koluna girdi. "Haydi kalk anne. Seni eve götüreyim." "Götür oğlum götür. Onun yüzünü görmek istemiyorum." dedi Funda Hanım parmağıyla beni işaret ederek. Çattık ya. Ne kini varmış bana arkadaş. Bir de gözlerini nasıl belirtiyor. Sarı cadı, ne olacak?" "Anne, senin ne işin vardı holdingte?" "Sevgilini görmeye geldim ama değmezmiş oğlum. Değmezmiş. Yazıklar olsun sana!" "Anne, sus lütfen." "Hemen de sustur anneni. Vay benim emeklerime." Daha fazla duramadım. Öfkeyle oradan çıkıp asansöre doğru yürüdüm. Asansörden

