“Kim göre doğru değil?” Mehmet’in beni kuşatmaya çalıştığını bağıran zihnim en yüksek çığlığını atmaya başladığında göze alamayacağım sonuçları sundu. Bileğimi tutan adamdan kendimi koparmaya çalıştım. Ama bileğimi bırakmak yerine nefesi yüzüme ve saçlarıma bir kez daha üfledi. Çenemi sıkıp karanlığın bizi gerçek anlamdan yutmaması için mücadele verdim. Bu yakınlık sıcaklık yasaktı! Mehmet madem öfkeden gözlerini kör etmiş anlamıyorsa anlatmasını ve gözlerini açacak bir şeyler yapabilirdim. Ayağımı kaldırdım ve bütün gücümle ayağının üstüne bastım. “Senin ayarını…!” Mehmet acı dolu bir tıslamaylaa kolumu bırakıp geriye doğru çekilince karanlık odada acıyan bileğimi tutarak göğsüme çektim. Sinirden elim kolum titrerken konuşmak için on kere yutkunmam gerekti. Beni kıstırmakta da neydi

