Elimi ıslatan kan Mehmet’in kanıydı! Elimi havaya kaldırıp baktığımda parmaklarımdan damlayan kanın bir de elbiseme bulaşmasıyla nefesimi tutup bakışlarımı kaçırdım. Bu kadar yoğun kana karşı dirençli değildim maalesef. Ilık ve yapışkan hissi bırakan sıvıyı düşünürken midem kendini belli etmeye başladı. “Bakamıyorsan bacağıma sil.” diye Mehmet dişlerinin arasında konuşunca nefes alabildim. Ama artık koku arabanın içine yayılmaya başlamıştı. Elimdeki sıvının hissiyatından kurtulsam aslında yardım edecek yarasına müdahalede bulunacaktım. “Bakarsam eğer boş mideye işkence çekmiş olacağım.” dedim ne olduğumu anlaması için. “Sana silebilirsin dedim.” Mehmet bir kez daha zorlanarak konuşunca bakmadan elimi dizine götürdüm. Diz kapağına avuç içimi bastırıp yukarıya doğru yavaşça silerken

