Çiçeklerin solarken nasıl hissettiğini artık biliyordum. Önce bir açlık vuruyor ne olursa olsun ne verirlerse versinler o açlık hissi geçmiyor içten içe zayıflatıyordu. Boynu bükülüyor yaprakları aşağı bakıp renkleri canlılığını kaybediyordu. Bütün güzelliklerine perde çekilmiş gibiydi. Artık kıyıda olduğunu bir adımda düşeceğini biliyordunuz. Ben de öyleydim. Bir buçuk haftadır sıkıştığım şu altın kafeste nefes almak bile mümkün olmuyordu. Her geçen gün bir ton insanla tanışıyor süs köpeği gibi çekiştiriliyordum. Doğu Anadolu’daki aşiretlerin ve ailelerin kronolojik haritasını çıkarabilecek kadar şey öğrenmiş dillerindeki kelimeleri seçerek anlamlarına bakıp az biraz öğrenmiştim. Bazen Mehmet’e de sorardım o da telaffuzuma gülmemek için dudaklarını birbirine bastırırdı. Kendisi kürtçe k

