bc

VALERİ

book_age18+
6
TAKİP ET
1K
OKU
spy/agent
revenge
dark
forbidden
love-triangle
one-night stand
reincarnation/transmigration
family
system
age gap
fated
opposites attract
second chance
curse
playboy
badboy
kickass heroine
brave
stepfather
mafia
gangster
heir/heiress
drama
tragedy
bxg
lighthearted
serious
kicking
bold
city
medieval
mythology
office/work place
pack
small town
another world
childhood crush
disappearance
enimies to lovers
lies
secrets
war
musclebear
ancient
love at the first sight
friends with benefits
surrender
addiction
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

"Binlerce kişinin kaderini tek bir imzayla belirleyen kadın, ilk kez kendi kalbinin hükmünü veremiyordu. Çünkü geceleri aklını ele geçiren adam, yalnızca yasak bir arzu değil; devletinin en büyük düşmanıydı. Bir öpücükle başlayabilecek bu hikâye, bir kurşunla sona erebilirdi."

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
Valeri PETROV
UYARI Bu kitap tamamen kurgusal bir eserdir. Eserde şiddet, ölüm, savaş, casusluk, devlet ve siyasi temalar ile bazı yetişkin okuyucular için rahatsız edici olabilecek sahneler yer alabilir. kitap sıkça cinsellik barındıran unsurları teşkil eder. Kitapta geçen tüm karakterler, olaylar, kurumlar, diyaloglar ve mekânlar yazarın hayal gücünün ürünüdür. Gerçek kişi, kurum veya olaylarla olan benzerlikler tamamen tesadüfidir. Bu eser herhangi bir siyasi görüşü, ideolojiyi, şiddeti, ayrımcılığı veya yasa dışı eylemi teşvik etme amacı taşımaz. İçerikte yer alan fikirler ve davranışlar yalnızca kurgu bağlamında değerlendirilmelidir. Okuyucu takdiri önerilir. yazardan... Soğuk Savaş'ın en karanlık döneminde, Moskova'nın ayazı pencereleri buzdan bir zırh gibi kaplarken, odanın içindeki atmosfer dışarıdaki kışı unutturacak bir hararetle yanıyordu. Valeri, mahkûmlara ve suçlulara karşı acımasızlığıyla tanınan, adalet sisteminin demir yumruğu olan güçlü bir hâkimdi. Ancak bu duvarların ardında, tüm o sert kimliğinden sıyrılmış, gardiyanı olarak bildiği Ivan'ın kollarında teslimiyetin en uç noktasındaydı... Valeri, Ivan’ın aslında Sovyet rejiminin kalbine sızmış üst düzey bir casus olduğundan tamamen habersizdi. Ivan, onun gözünde sadece kendisine sadık, emirlerini yerine getiren masum ve itaatkâr bir görevliydi. Bu gizem ve güç dengesi, aralarındaki çekimi daha da tehlikeli ve önlenemez bir boyuta taşıyordu. Ivan, kadının yüzünü büyük, sıcak avuçlarının arasına alarak gözlerinin içine baktı. Bakışlarında hem derin bir hayranlık hem de avını tamamen ele geçirmiş bir avcının zaferi vardı. Sesini alçaltarak, "Valeri... Güzel Valeri'm. Gözlerinde karlar yağan Valeri..." diye fısıldadı. Bu sözler, kadının ruhundaki tüm savunma mekanizmalarını darmadağın etmeye yetti. Valeri, yatakta tüm şehvetiyle sere serpe çıplak uzanmış, kontrolü tamamen kaybetmenin verdiği sarhoşlukla titriyordu. Parmaklarını adamın güçlü sırtına geçirip tırnaklarını derisine gömer gibi çizerek, "Ivan..." diye inledi. Sesi, odanın loş ışığında yankılanan bir arzu çığlığıydı. Ivan, aralarındaki bu amansız ve tutkulu birleşmeyi daha da ileri götürerek, tüm erkeksi gücüyle hızla ve derin bir hamleyle bir kez daha kadının içine doğru hareket etti. bu bir tutku veya gerçek bir birleşme değildi Ivan Vasiliev' için. bu, Sadece yatağına girdiği zalim hakimenin soy ağacıdski bütün isimleri bir bir öldürmek için yapılan bir görevdi... O anın şiddeti ve hissettirdiği yoğun hazla Valeri’nin dudaklarından dökülen yüksek sesli inleme, odanın sınırlarını aştı. Moskova’nın o soğuk, karanlık ve ışıksız evlerinde yaşayan herkes, bu odadan yükselen şehvetin ve teslimiyetin sesini duydu. İki düşman dünyanın tam ortasında, yalanlar ve tehlikeyle örülü bu ilk gece, her ikisinin de geri dönemeyeceği bir günahın başlangıcı oldu. Ivan, rasyonel dünyasından tamamen kopmuş, içindeki o karanlık ve bastırılamaz arzunun esiri olmuştu. İki eliyle Valeri'nin bembeyaz, pürüzsüz göğüslerini sertçe kavradı; parmaklarını tenine gömercesine sıkarak onu tamamen kendi ritmine ortak etti. Aralarındaki bu amansız tensel savaşta, her hamlesinde kadının bedenini daha da derinden fethederken, odada sadece soluk soluğa bir tutkunun sesi yankılanıyordu. Valeri, bu ezici gücün ve sertliğin karşısında adeta nefessiz kalarak tiz bir çığlık attı. Ivan aldığı yoğun hazla darmadağın olmuş, adeta sınır tanımayan vahşi bir güce dönüşmüştü. O sert, disiplinli casus kimliği bu yatakta tamamen erimişti. Kadının kulağına doğru soluyarak, onu kışkırtan, iradesini tamamen elinden alan sert ve karanlık kelimeler fısıldadı, "Hadi Valeri... Hadi, her şeyinle teslim ol bana! Aşağıla beni, buradaki tek hakimin ben olduğumu söyle! emirler yağdır, seni öldüreceğim de... seni boğacağım de... üstüme otur. o güzelim kalçaleın ile beni nefessiz bırak altında" Valeri’nin o asil, masmavi gözleri tutkunun sarhoşluğuyla buğulanmış, porselen gibi bembeyaz teni baştan aşağı arzunun sıcaklığıyla kıpkırmızıya dönmüştü. Başını geriye doğru atarak, odanın tavanında yankılanan çığlıklarla "Ivan!" diye inledi. O güçlü, emirler veren mahkeme hakimi gitmiş; yerine sadece bu sert guardiyanın kollarında eriyen bir kadın kalmıştı. Ivan, kadının bu tamamen savunmasız ve itaatkar halinden beslenerek oyunun kurallarını daha da sertleştirdi; onu yatakta tamamen kendi fantezilerine göre yönlendirerek sınırları sonuna kadar zorladı. ona hem acı çektirmek, hem de farkında olmadan kendine bağlamak için her şeyi yapıyordu. başarılı da olmuştu. Valeri PETROV, Ivan Vasiliev'e deliler gibi aşık olmuştu. Valeri acıdan zevk duyan, sadist, narsist, merhametsiz, ve oldukça da disiplin sahibi bir kadındı. son derece korkulan bir hâkimeydi. mahkumlar, kendi duruşmalarına bakacak olan hâkimin Valeri PETROV olduğunu öğrendiklerinde öyle bir acı çekerlerxi ki, herkes emindi çünkü karardan. ya öleceklerdi... ya öleceklerdi... başka bir karar mümkünatı yok çıkmazdı... Valeri deli gibi titrerken, O sırada, kaldıkları yerin ağır, ahşap kapısının ardındaki koridorda nöbet tutan çalışanlar ve diğer görevliler pür dikkat kesilmişti. İçeriden gelen bu zevk, acı ve şehvet dolu çığlıkları, yatak yaylarının gıcırtısını dinlerken adeta nefeslerini tutmuşlardı. Moskova'nın o dondurucu gecesinde, duvarların arkasındaki bu vahşi ve kuralsız güç gösterisi, dışarıdaki herkesin zihnine silinmeyecek bir günahın gölgesi olarak kazınıyordu. Ivan, kadının üzerinden hafifçe kalkarak üstündeki ter damlalarını sildi ve yatağın yanı başındaki komodinin üzerinde titreyen mumu eline aldı. Valeri'in en sevdiği zevke aldığı fantezi mumdu... Mumun loş ve titrek ışığı, odadaki karanlık atmosferi daha da belirginleştiriyordu. Valeri, yaşadığı yoğun hazzın etkisiyle gözleri yarı baygın bir hâlde yatakta uzanırken, dudakları kıvrılarak, "Ivan... Yarın büyük idam kararları çıkarmam gereken duruşmalar var... Ama umrumda değil, yeter ki mahvet beni," diye fısıldadı. Ardından bacaklarını iki yana açarak, "Hadi, işkence et bana," diye ekledi. Ivan, gözlerinde parlayan karanlık bir ışıkla yatağa doğru ilerledi ve kadının bacaklarının arasına uzandı. Elindeki sıcak mumu yavaşça eğerek birkaç damla sıcak balmumunu Valeri'nin tenine doğru yaklaştırdı. Ivan bu şeytan ruhlu kadını asla çözememişti. öyle bir zevek anlayışı vardı ki, insanın kanı donuyordu. acıdan beslenir, çokça hayvan kanı içerdi. öyle ki, Ivan Vasiliev'e bile sevdiği bir çok akıl dışı alışkanlıkları aşılamak için çok defa Ivan'ın canına okumuştu... " emin misin?... bu kez ki mumlar daha bir canını yakacak" diye fısıldadı Ivan. Başını geriye atan Valeri, bu tehlikeli oyunun heyecanıyla hafifçe güldü ve "Dün gece bir mahkûmun parmağını kestim... Kanının tadını merak ettim ve kaşıklayarak yedim," dedi. Bu sözleri duyan Ivan, dişlerini sıkarak bir an duraksadı. bu, artık aralarında normal karşılanacak bir konuşma idi. Valeri yasa dışı istediği ve yaptığı her şeyi İvan'a anlatıyor, bundan zevk alıyordu. yalan yoktu, Ivan çoğu kez onunla yatmaktan bile ürküyor, çokça geriyordu. bir görev uğruna bu deli ve narsist kadının yatağına girmek çoğu şeyi göze almak demeti. ilk başlarda çok zorlanmış, hatta Valeri den korkmuştu. gözleriyle görmüştü onun caniliğini. idam mahkumu sanıkları ormanda elleri bağlı hâlde salıyor, atına binerek, elindeki tüfek ile tek tek avlıyordu... bunu bizzat gören Ivan ise cephede savaşmak daha mantıklı iken böyle deli bir kadının kanına karışmak daha korkunç geliyordu... Ivan o an elindeki mumu avucunda sıktı. Valeri'in az önce kanını içtiğini Bahsedilen mahkûm aslında onun kendi davası ve teşkilatı için çalışan, birlikte operasyon yürüttüğü yakın bir yoldaşı, bir diğer casustu. Yaşadığı şoku ve içindeki öfkeyi gizlemeye çalışarak başını kaldırdı. Valeri, adamın sessizliğini fark edip, "Ne o? Niye sessiz kaldın? Hak ettikleri muamele bu değil mi?" diye sordu. Ivan, sesindeki soğukluğu ve planını gizleyen bir tonla başını eğdi, "Evet... hak ettikleri bu.. ama bu ağır değil mi?" diye fısıldadı. Aklına gelen intikam dürtüsüyle mumun alevini kadının tenine yaklaştırdı. Valeri, adamın bakışlarındaki değişimi sezerek başını kaldırdı ve "Nasıl yani? ne demek hak ettikleri bu değil." dedi. Ivan, yoldaşının intikamını almak ve bu acımasız gücü kırmak amacıyla elindeki mumu doğrudan kadının en hassas noktasına doğru eğdi. Sıcak balmumu damlaları tenine değdiği anda, Valeri’nin acı ve şok dolu çığlığı odanın duvarlarında yankılandı. Dışarıdaki soğuk Moskova gecesinde, odanın içindeki bu tehlikeli güç savaşı ve gizli hesaplaşma en acımasız hâliyle devam ediyordu... ama Ivan durmadı, içindeki acı ve tarifsiz öfke ile mumu Valeri'in kadınlığına damlatılarak kadının kahkasını duydu... bu kadını diri diri yaksa da bu şeytan asla acı çekmezdi. Ivan derin derin nefes alarak mumu geri çektiğinde, Valeri'in kadınlığındaki küçük Damla Damla kızarık, ve yanıklara baktı. öfkesini, ve kendini tutabilmek adına geri çekileceği an, Valeri elini Ivan'ın eline atıp, " durma... hepsini dök, yak beni. o acıyı hissetmek istiyorum!" dedi parlayan gözleriyle... Ivan yutkunarak baktı bu kaçık kadına... yalan yoktu, bu kadından ölümüne korkuyordu. ki, o an Valeri elinin altındaki Ivan'ın elini ters çevirip mumu kendi karnına çekip bastırarak, o ateşi karnında söndürdü... Ivan şok içinde kalırken, Valeri Sanki huzura kavuşur gibi bedeni gevşedi... ve sırıtarak şunu söyledi... "Эх, был бы у меня хуй, я бы выебал всех своих врагов." "Keşke benim de bir penisim olsaydı, bütün düşmanlarımı becerirdim." Ivan elini geri çekip, baktığında Koca bir yanıkla bakıştı. ve o an anladı ki, bu kadın aslında Cumhurbaşkanın kızı olabilirdi, ama tam anlamıyla bir zebani, bir şeytandı...

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

Unscentable

read
1.8M
bc

He's an Alpha: She doesn't Care

read
707.6K
bc

Claimed by the Biker Giant

read
1.5M
bc

Holiday Hockey Tale: The Icebreaker's Impasse

read
947.0K
bc

A Warrior's Second Chance

read
340.2K
bc

Not just, the Beta

read
338.4K
bc

The Broken Wolf

read
1.1M

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook