Nefessiz kalmak mı? Ölüm mü? Ah, bunların hiç birisi değildi. Sağ aparkat yerken başım geriye gitmişti... Bedenim artık kendisini kaybederken beynim sarsılmış, gözlerim açık olsa da önüm tamamıyla kararmıştı. Başım geriye doğruydu. Muhtemelen tavana bakıyordum ama geri geriye adım atarken beynim sanki yerinde dalgalarla savaşan sandal gibi bir o yana bir bu yana savruluyordu. Bir adım daha geriye adım atacağımı tahmin edemiyordum. Ama ayağımın altında olan lacivert minderin içe doğru hafif çöktüğünü hissederken dizlerim büküldü ve hava akımı yüzüme anlık oluşurken bedenim savulurcasına yere yığıldı... Evet, başımı çarpmıştım ve bu canımı daha da acıtırken sızlayan çenem yana kaymıştı adeta... Bir erkekten yumruk yemiştim... Bir kere değil... Defalarca... Tekme yemiştim... Defala

