Hayranı olduğum antikalar ile döşenmişti... ve altın sarısı etrafta hükmünü sürerken buranın mimarının gerçekten de iyi bir iş çıkarttığı açık ve netti. Tanrım ben buradan çıkmaz etrafta dolanır dururdum. Ve evin büyüklüğüne bakılırsa kayıp olmam yüzde doksan dokuzdu... "Sonra incelersin Cosmos. Daha hayatının çoğu burada geçecek. Hazal'ın dırdırını çekmek istemiyorum..." dediğinde dikkatim anında ona çekilirken "Hazal mı dedin sen?" dediğimde yüzünde şeytani bir gülümseme oluşurken beni yönlendirdi yine belime elini koyarak. Ama ben Hazal kelimesinden sonra etrafı incelemezken onun yönlendirdiği yere doğru yürümeye başlamıştım... "Okul kuralı burada geçerli değildir umarım. Sınırların dışındayız..." deyip ona yandan bir bakış attığımda bir kahkaha atmıştı... Birisi şu çocuğun yüzüne

