Üzerinize atılabilecek en büyük darbe canlı canlı ölümü tatmanız derlerdi. Üzerinize her toprak atıldığında nefessiz kalmanın getirdiği o uyuşma ve bedeninize batan binlerce cam parçası. Bu dünyada kör olabilirdiniz. Sağır ya da dilsiz de olabilirdiniz. Bunların hepsine takılabilecek binlerce isim var. Ama nefessiz kalmanın tek bir adı konulmuş onca lisanın içinde. Herkes için aynı anlamı ifade ediyor. Kuşkusuz. Bir sonuca varıyor insanlar. Ben de ölüm ve yaşamak arasında kalmış gibiyim. Bir yanım mutlu olduğunu hissediyor. Hayatındaki en güzel yerde hatta. Bir diğer yanım ise sessiz, köşesine çekilmiş yaptığım salaklığı izliyor. Ellerini bacaklarının etrafına sarmış, yanakları da ıslak. Sözünü dinlemediğimden usanmış bir kenarda işimin bitmesini bekliyor. Biliyor, işim bittiğinde yine

