Emre sinirle yanımıza gelip ardayı işaret ederek "kim bu at kafası?" Dedi. Arda gülerek "abi sence mesele benim at kafam mı? Sen hortla... Pardon sen yaşıyor... Yok böyle de olmadı sen ölmüştün?" "Sanane at kafası!" Allah'ım güleyim mi ağlayayım mı? Olayın yeni farkına varmıştım. Emre'nin göğsüne darbeler vurup bağırmaya başladım. "Senin ölünü gördüğümü sandım! Aptal! Bana bunu yapmaya hakkın yoktu." Emre beni durdurup, sarıldı. "Özür dilerim ama buna mecburdum." "Beni babam yüzünden terk edip gittin sandım, tam böyle düşünürken senin olduğun kulübe de yangın çıktığını öğrendim." "Hayır Sanem ben ölmedim, sadece kayıtlarda ölü gozükebilmek için böyle bir şey yapmam gerekiyordu." Cem tek kaşını kaldırmış Emre'ye odaklanmıştı. "Ne demek istiyorsun?" "Bu orospu evladı, pardon Sane

