bc

KARANLIĞIN İÇİNDEKİ SEN

book_age16+
18
TAKİP ET
1K
OKU
dark
family
fated
friends to lovers
mafia
tragedy
kicking
city
office/work place
enimies to lovers
surrender
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

Bazı yollar, yürümeye başladığında geri dönüşü olmayan taşlarla döşelidir.Bazı insanlar, hayatına yalnızca uğramaz… seni sen olmaktan çıkarır.Ve bazı aşklar… seni önce yok eder, sonra yeniden var eder.Zeynep Karaca, mimarlık çizimlerine ve sessizliğe sığınan, düzenli hayatını dikkatle inşa etmiş genç bir kadındı. Kavga gürültüden uzak, kendi yolunda yürüyen biri… ta ki o yalının kapısından içeri girene kadar.Ta ki Aras'la göz göze gelene kadar.Aras... Soğuk bakışlı, sessiz bir fırtına.Geçmişi sırlarla örtülü, adı yasadışı işlerle anılan bir adam.Ama en büyük sırrı, kendi içindeki kırıklar ve susarak bastırdığı pişmanlıklardı.Bir tesadüf onları karşı karşıya getirdi.İlk bakışta birbirlerinden uzak, hatta düşman gibiydiler.Ama zamanla kelimelerin yerini sessizlikler aldı. Sessizliklerin yerini dokunuşlar.Ve en sonunda gerçekler… onları paramparça eden gerçekler.Aşkları, karanlığın içinde bir ışıktı.Ama o ışık, hem onları buluşturacak, hem de tüm düzenlerini yerle bir edecekti.Bu, iki zıt dünyanın çarpışması…Bu, inkarla başlayan, gerçekle yüzleşerek büyüyen bir aşk hikayesi.Bu, karanlığın içinde kalan o tek kıvılcımın romanı."Karanlığın İçindeki Sen" — Aşk her zaman aydınlıkta doğmaz. Bazen, karanlıkta filizlenir.

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
BÖLÜM 1
İstanbul. Baharın son günleri. Güneş, yeni uyanmış bir kentin üzerine temkinli adımlarla düşüyordu. Şehir yorgundu ama hâlâ inatla ayakta. Hâlâ mücadele doluydu. İnsanlar aceleyle koşturuyor, sokaklar yalanlarla doğrular arasında sıkışmış hikâyelere ev sahipliği yapıyordu. İşte bu karmaşanın tam ortasında, Beşiktaş’ta bir mimarlık ofisinde Zeynep, bir proje dosyasını kapatıp derin bir nefes aldı. Sırtını sandalyesine yasladığında, gözleri bilgisayar ekranında beliren e-posta bildirimine takıldı. Konu: "Saha Kontrol Talebi – Yeniköy Yalısı" Gönderen: Ayrıcalıklı Yatırımlar A.Ş. Kaşlarını çattı. Bu proje, dosyalarda durduğu hâliyle bile fazlasıyla gizemliydi. Sahibi görünürde yoktu. İletişim, yalnızca şirketin isimsiz vekilleri üzerinden yürüyordu. Bu sabah ise yerinde inceleme talep edilmişti. Saat 13.00. Konum eklenmişti: Boğaz’a bakan, yüksek duvarlarla çevrili bir yalı. Zeynep kendi kendine mırıldandı: > “Yine bir zengin oyunu işte... Bir ‘acil’ talep, bir bilinmez patron…” Ama iş, işti. Üstelik yeni mezun stajyerleri projeye ortak edeceğini düşünen patronu, bunun bir fırsat olduğunu söylemişti. Zeynep yine de temkinliydi. Çünkü onun için güven, mimarlıkta ölçüm bandıyla başlar ama gözlemle tamamlanırdı. Öğle saatinde arabasına bindi. Yol boyunca Boğaz’ın o dingin ama aldatıcı güzelliği eşlik etti ona. Yeniköy'e vardığında, navigasyon onu yüksek duvarlarla çevrili, neredeyse gözlerden saklanmış bir kapının önünde durdurdu. Kapıda bekleyen siyah takım elbiseli adam, onun geldiğini görür görmez ileri çıktı. > “Zeynep Karaca?” “Evet.” “Buyurun. Bey sizi bekliyor.” Zeynep’in adımlarını yavaşlattı bu cümle. “Bey mi?” diye içinden geçirdi. Genelde saha kontrollerinde ustabaşı ya da yapı yöneticisi karşılar, “bey” olanlar projeyi ancak onaydan sonra görürlerdi. Kapıdan içeri girdiğinde bambaşka bir dünya ile karşılaştı. İç bahçeye açılan taş döşeli yol, her adımda biraz daha içine çekiyordu onu. Yalının taş duvarları geçmişi fısıldıyor, gerginlik ise havaya sinmiş gibiydi. Birkaç güvenlik kamerası, çiçeklerle maskelenmiş şekilde köşelere yerleştirilmişti. Ve sonra onu gördü. Bahçedeki gölgelerin içinden bir adam çıktı. Uzun boylu, siyah gömlekli, yüzü keskin hatlarla çizilmiş, bakışları buz gibi… Aras. Hiçbir şey söylemeden Zeynep’in yanına geldi. Sesi düşük ama keskin bir tonla: > “Siz misiniz Zeynep Karaca?” “Evet. Siz de bu yapının sahibi misiniz?” “Öyle denebilir.” “Proje hakkında bazı teknik detaylara ihtiyacım var.” “Ben teknik biri değilim. Sizi içeri alacaklar. Ama bu yapı, çizimlerden ibaret değil. İçine girdiğinizde, başka şeylerle de karşılaşabilirsiniz.” Zeynep’in gözleri büyüdü. Bu nasıl bir uyarıydı? Şaka mıydı bu? Aras geri çekildi ve eliyle işaret etti. > “Buyurun. Ben sizi içeride bulacağım.” Zeynep’in kalbi, hiçbir anlam veremediği bir tedirginlikle çarpmaya başladı. Bu adamda bir şey vardı. Soğuk, karanlık ama bir şekilde… dikkat çekici. Beyni alarm veriyordu ama adımları onu içeriye doğru sürüklüyordu. Henüz bilmediği şey ise şuydu: Bugün sadece bir projeye değil, kendi hayatının en derin çatlağına adım atmıştı.

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
48.4K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
69.3K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
533.7K
bc

AŞKLA BERDEL

read
81.8K
bc

HÜKÜM

read
226.8K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
29.1K
bc

Ne Olacak Halim (Türkçe)

read
14.4K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook