İlayda’nın gözlerinden süzülen yaşlar hâlâ yanaklarını ıslatıyordu. Ama bu sefer korkudan değil… karışık duygulardan. Bir yanda öğrendiği gerçeklerin ağırlığı, diğer yanda karşısındaki adamın bütün bu kanlı yollara onun için girmiş olması. Yavaşça derin bir nefes aldı. Titreyen sesiyle fısıldadı: — Kenan… ben artık… korkmuyorum. Çünkü sen yanımdasın. O sözleri duyduğum an içimde yıllardır hissetmediğim bir şey kıpırdadı: huzur. Elimi onun omuzlarına koydum. Vücudu hâlâ hafif titriyordu ama geri çekilmedi. Gözleri, biraz önce anlattığım bütün acılara rağmen gözlerime kilitlenmişti. — Artık güvendesin, İlayda, dedim. — Söz veriyorum, bundan sonra kimse sana dokunamayacak. Bir anlık sessizlik oldu. Sanki dünyadaki bütün sesler kesilmiş, sadece kalp atışlarımız kalmıştı. İlayda yavaşça el

