Kenan son günlerde oldukça stresli görünüyordu. Eve geldiğinde hiçbir şey söylemeden doğruca ofisine giriyor, saatlerce çıkmıyordu. Yanından geçerken bile bana bakmıyor, sanki yüzümü görmek istemiyormuş gibi davranıyordu. Oysa ben biliyordum; bir şeyler oluyordu, ama bana söylemiyordu. Bu gizlilik, içimde yavaş yavaş büyüyen bir sıkıntıya dönüşmüştü. Okula gittiğimde de değişiklikleri fark etmemek imkânsızdı. Artık yalnız gitmiyordum. Kenan beni her sabah kendisi bırakıyor, ama bununla da kalmıyor; bir koruma ordusunu da yanıma bırakıyordu. Okulun koridorlarında yürürken arkamda sessizce sıralanmış iri yapılı adamları görmek, beni rahatlatması gerekirken aksine daha da huzursuz ediyordu. Çevremdeki bakışlar, fısıldaşmalar, herkesin beni işaret eden gözleri… Normal bir üniversite öğrencisi

