3- Hafıza Kaybı

374 Kelimeler
Konya'da ne zamandır Galata kulesi var? Ya da benim İstanbul'da ne işim vardı? Şaşkınlıkla donup kalmışken kırmızı renk bir ford focus model araba ayağımın üstünden geçerek biraz ileride durdu. Ayağımın acısıyla kendimi yere atarken sürücü arabadan inip yanıma koştu sanırım. Başımın ağrısı artmıştı ve gözlerimi açamıyordum. En son yaklaşan ayak seslerini hatırlıyorum. Uyandığımda yine hastanedeyim. Duvarlar yine aynı renk , yine aynı model bir koltuk yanıbaşımda duruyor. Sanırım aynı hastanedeyim. Başladığım yerde. Ama bu kez; -Ekreeeeem Çığlık attım. Evet çok değişmesine rağmen tanıdım onu. Ekrem bu kez yanımdaydı. Gözleri kapalıydı ve huzursuz görünüyordu. Ayağa kalkmaya çalışırken gözlerini açtı ve yanıma geldi. Ona bakamıyordum. Çünkü gözlerim başka bir yerdeydi. Ayağım. Acıyordu. Ama hareket ettiremiyordum çünkü alçılıydı. -Sakin ol Mehir, önemli bir şey yok. Ufacıcık bir çatlak 6 hafta ayağında kalacak ama geçecekmiş. Sana her şeyi anlatıcam her şeyden haberim var. Ama biraaz beklemen gerekicek. Eve gidince sana herşeyi anlatıcam. Ama yarına kadar burda durmanı istiyor doktorlar. Tamam mı canım? - Ben yarına kadar beklemek istemiyorum. Hemen çıkalım buradan. Sen iyi misin. Leyla teyzeye ne oldu. Erdem abiye..., sana ne oldu? Bizim İstanbul'da ne işimiz var? Annem babam nerde? -Anlatıcam hepsini ama bana biraz zaman ver . Doktorunla konuşup hemen gelicem. Tamam mı? Kaçmaya falan kalkma sakın hemen gelicem. Odadan koşar adım çıktı. Ben ise hafızamı zorluyordum. Bir şeyler olmuştu ama ne? Odanın kapısı çaldı ve içeri iki kişi girmişti. Biri doktorum diğeri ise Ekrem. Beni bugün çıkarmanın mümkün olup olmadığını sordu. Doktor hanım önce beni son kez muayene edip ona göre bilgi vereceğini söyleyerek elindeki fenerle gözlerimi kontrol etti. Steteskop ile kalp atışlarımın ritmini dinledi ve çıkmama onay verdi. Ama benim burda olduğumu unutarak hafızamı fazla zorlamamam için şimdilik hiçbir şey olmamış gibi davranmasını elbette geçen bu 3 yılı hatırlayacağımı şimdilik bir şey anlatmamasını tembihledi. -Ne? Çığlık atmak istemiştim ama ses tellerim kıpırdamıyordu. Sesim fısıltı şeklinde çıktı. Doktor dalgınlığından uyanıp beni sakinleştirmeye çalışırken ben; - Nasıl olır? Ben hafızamı mı kaybetmişim demek istiyosunuz? Üç yıl mı? Üç yılımı hatırlamıyo muyum? Annemler neredeler? Neler oluyor burda? Ne oldu bana? Gibi soruları sorarken sesim düzelmişti. Artık bağırıyor, hıçkırıklarımı tutamıyordum. Gözyaşlarım pınar olmuştu artık durmuyorlardı. Doktor kahverengi koltuğun arkasındaki dolaptan bir iğne çıkartıp ; -Sakinleşmesi gerek. Bir süre daha çıkamasa daha iyi olacak. En azından bir gece daha.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE