Bölüm ( Kerem Kuzgun ) yoksa sonları mı?

1515 Kelimeler
duruyordu. O siyah göz bebeklerinde gördüğüm bu adam hiç birimize acımayacaktı. __ Efendim hepsini getirdik. Paketlediğimiz adamların leşleri de bagajlarda. __ Aferin çocuklar şimdi Bora'nın yüzünü görmek vardı. Kardeşimi öldürerek hayatının en büyük hatasını yaptı. Dediğinde korkuyla yutkunmuştum. Bu adam yoksa Namık, denilen o soysuzun abisi miydi. Sen dedim korkudan titreyen sesimi kontrol altına almaya çalışarak sen kimsin? Bizden ne istiyorsun? __ Ben kim miyim ben Ölümüne sebep olduğunuz Namık, Kuzgunun abisi Kerem, Kuzgunum sizden ne istediğime gelince canınızı. Ama merak etme senin canını ben almayacağım o başında şampanya şişesini vurup kırdığın oğlum alacak, dediğinde içeriye üç erkek girmişti. Başımı çevirip baktığımda bardaki o üç pislik olduğunu görünce dehşetle gözlerim neredeyse yuvalarından çıkacaktı. Ve gerçekten içlerinden biriside kafasında şişeyi kırdığım o pislikti. __ Kızlar bizi gördüğünüze sevinmediniz mi? Ama biz çok sevindik diyerek yanımıza gelirken suratında iğrenç bir ifade vardı. __ Erhan oğlum kız senindir al götür diğer odaya ne yaparsan yap sonrada sık kafasına. __ Ablaa! Hayır dokunmayın ablama uzak dur ondan pislik. __ Sakın bana dokunmaya bile kalkma it derken kız kardeşimi ardıma çekmiştim. Onu korumaya çalışıyordum. __ Arkadaşıma dokunmayın sizi uğursuz pis haydutlar. __ Allah’ım ben ölmek istemiyorum. __ Kızlar ne yapacağız. Erhan, denilen pislik birden koluma yapışınca ona vurup iterken her birimizi kıskıvrak yakalamış, ellerimizi arkadan bağlayıp eski terk edilmiş bu fabrikada ayrı ayrı yerlere çekip, götürmüşlerdi. Ne kadar çığlık atsam da, Kardeşimin adını haykırsam da, ona bir şey yapacaklar korkusuyla, delirmek üzereydim. Karşımdaki pislik beni yere ittiğinde öyle savunmasız yakalanmıştım ki omuzumun üzerine düştüğümde, başımı yere çarpmış canım çok yanmıştı. __ Şimdi ne yapacaksın kaltak hiç aklına gelir miydi tekrar yolumuzun kesişeceği. __ Kaltak senin anandır piç kurusu dediğimde yerde beni öfkeyle tekmelemeye başlamış küfürler savurmuştu. __ Sen anama nasıl dil uzatırsın lan kes sesini seni becerirken de bakalım böyle ahkam kesebilecek misin diye tıslamıştı nefretle. __ Seni pislik sakın bana yaklaşmaya cüret etme Sılaaa! Bırak çek o pis ellerini üzerimden diye bağırırken kızların çığlıklarını duyunca Sıla'nın ardından acıyla bağırışını ve ardı ardına silah patlama sesini işitmiş. Yerimde donup kalmıştım; Hayır! Sılaa!.. __ Görünüşe göre ellerini bizimkiler benden hızlı tuttular hadi bana zorluk çıkarma bak çok hoşuna gidecek derken üzerime abanıp gömleğimi boydan boya yırtmış pis ellerini vücudumda gezdirirken üzerime çökmüştü, tüm benliğimle tiksinmiştim o an bir hiç olmayı dilemiştim. Gözyaşlarım yakarken yanaklarımı, içten içe boğan hıçkırıklarım durmuyor isyan ediyordu tüm benliğim ile. __ Senin Allah, belanı versin piç kurusu çek o iğrenç ellerini üzerimden, birden benim sesimi bastıran bir gürlemeyle onun sesini işitmiştim. Yoksa beynim bana oyun mu oynuyordu. Omu gelmişti sahiden, duyduğum kişi onu Üzerimden sürükleyerek çekip almıştı. __ Çek lan ellerini onun üzerinden. Cibilliyetini siktiğim. "Kulaklarımın duyduğunu gözlerim de görünce hayal olmadığını anlamıştım. Evet evet! Oydu Bora, gelmişti. Adamın yüzüne ardı arkası kesilmeyen yumruklar savurmuş yüzü gözü tanınmaz hale gelene kadar vurmuştu. Baydığı adamı bir an bırakıp yanıma koşup yere eğilmiş beni çözmüştü; İyi misin çok üzgünüm affet beni bunları yaşamamalıydın, daha erken yetişmeliydim derken sarılıp başımı göğsüne bastırmıştı. Üzerime baktığında o çakır gözlerinde gördüğüm öfke patlamaları tehlikeli bir hal almış bakışlarını yeniden yerde yatan o adama çevirmişti. Ardından üzerindeki uzun siyah kaşe kabanını çıkarıp üzerime örtmüş, belinden çıkardığı silah ile tüm şarjör boşalana kadar Erhan’ın üzerine sıkmıştı. O an korkuyla Bora'nın eline yapışmıştım; Ne yaptın sen Katil oldun benim yüzümden. __ Bırak bir pislik daha dünyadan eksilmiş olsun derken eli birden patlayan dudağıma gitmişti. Bense o anın verdiği gerginlik ile huzursuz olmuş bir iki adım geri gitmiştim. Aramızdaki bu gerginliği bitiren kızların ve Sıla'nın sesi üzerine odaya giren kardeşime kaymıştı tüm dikkatim. __ Ablaa!... __ Sıla, kardeşim iyi misin ya siz kızlar size bir şey yapmadılar değil mi? Dokunmadı o şerefsizler bir şey söyleyin diye endişeyle yüzlerine bakıyordum. __ Sakin ol abla hiç birimize bir zarar gelmedi çünkü Bora, abi yetişti. Dediğinde yüreğime su serpilmiş kardeşime ve kızlara sarılmıştım. "Bora, ile göz göze geldiğimizde". __ Sana minnet borçluyum Bora kardeşimin ve arkadaşlarımın hayatını kurtardın aynı zamanda beni de sana ne kadar teşekkür etsem azdır dediğimde. __ Sakın böyle düşünme sen bana hiç bir şey borçlu değilsin. __ Teşekkür ederim o an Sıla'nın başını göğsüme yaslayıp dikkatini dağıtmak istemiştim. Yerde yatan o pisliğin leşinin kardeşimi etkilemesini istemiyordum o görüntüyü kendi zihnimden bile henüz silememişken, onun zihninden nasıl silecektim bilmiyordum. O yerde sanki mahzun bir yanımı da bırakıp orayı terk etmiştik. Bora, bizi kendi evine götürmüştü. Yol boyunca tek bir kelime bile etmemiştik. Ne kızlar ne kardeşim nede yaşadıklarımızın şokunu hiç birimiz atlatabilmiş değildik. Nerede ise kardeşimi ve arkadaşlarımı kaybediyordum. Ve şu an kendimi çıkmaz bir sokağa girmiş gibi hissediyordum, bir şekilde Bora'nın kirli hayatına dahil olmuş yollarımız kesişmişti. Bundan oldukça rahatsızdım ikimizin dünyalarının birbirine ne kadar uzak olduğunu bir kez daha görmüş yaşamış şahit olmuştum, bundan kendimi ve sevdiklerimi korumalıydım. Biz Bora, ila siyah ve beyaz kadar farklıydık. Ben onun dünyasına ait değildim. O da benim dünyama ait değildi. Bir an önce onunla konuşup artık yollarımızı tamamen ayırmanın vakti gelmişti. Beni allak bulak eden düşüncelerin artık son bulmasını istiyordum Bora, ile konuşmak için odamdan çıkıp onun kapısını çaldığım da derin bir nefes almış, kalbim adeta göğsümden çıkacak gibi çarpıyordu. Kapının açılmasıyla Bora, karşımda duruyordu, gözleri her zamanki gibi keskin ve sorgulayıcıydı... __ Alçin; Konuşmamız gerek, Bora, artık… Devam edemem. Kendi hayatımda bile zorlanırken, senin o karanlık dünyanda kaybolmaktan korkuyorum. Sıla, ve arkadaşlarım tehlikedeydi ve bu benim için kabul edilebilir bir şey değil. Bora, sessizce beni dinlerken gözleri küçülmüştü. Sözlerimde ki meydan okumaya karşılık içimdeki korkuyu fark eden Bora'nın bana karşılık verirken sesi derin ve alçak tondaydı. Gözlerimin içine öyle bakıyordu ki nerede ise tüm gardım düşmek üzereydi... __ Bu yüzden mi yanımdan ayrılmak istiyorsun? Benimle olduğunda tehlikede hissettiğin için mi? Gözlerim dolmaya başlamıştı, neden böyle olmuştum. Kendimi toparlayarak konuşmaya devam ettim; Evet, Bora, seninle olmak, bana huzur vermiyor. Sürekli tetikteyim. Kendimi de, sevdiklerimi de korumalıyım. Biz seninle siyah ve beyaz gibiyiz benim beyazım senin siyah dünyanı kapatamaz. Ayrı dünyanın insanıyız bizi bırak gidelim, söz veriyorum, kimseye bir şey anlatmayacağım, sana can borcumu da ancak böyle ödemiş olurum, ama bırak gidelim artık. Bora, sözlerimden sonra bir anlık bir darbe yemiş gibi geri çekilmişti. Bakışları sertti ama sesi hâlâ sakindi gözlerini bir anda benden kaçırıp arkasını dönmüş bir iki adım yanımdan uzaklaşmıştı... __ Bora; Siyah ve beyaz diye sözlerimi tekrar etti. Bazen insan hayatını seçemiyor, Hayat insanı seçiyor, ve hayatta payına ne düşeceğini kimse bilemez Alçin, bazen insan seçileni yaşamak zorunda kalır. Gitmek istiyorsan seni daha fazla burada tutmayacağım. Bugün çocuklar sizi evlerinize bırakır, eski hayatına geri dönersin dediğinde. İkimiz içinde sözler bitmiş o kuytu karanlığına çekilirken. Yarım saat sonra dediğini yapmış adamlarından biri bizi evlerimize bırakmıştı. Eski hayatımıza dönmüştük ama eski ben ben! Değildim artık tadım tuzum kaçmış iyice içime kapanmıştım. Arkadaşlarımda bunun farkındaydı. Eski neşemden eser yoktu, bir akşam kafa dağıtmak için Pelin, beni evden zorla dışarı çıkartmış. Küçük bir mekana götürmüştü. Üzerime zorla giydirdiği saks mavisi kolsuz göğüs dekolteli dar mini etekli elbisemin içinde biraz bunalmıştım. Sıcağın verdiği etkiyle salık saçlarımı sırtıma attığımda yanaklarıma yayılan sıcaklık beni daha da terletiyordu Pelin'in ardı ardına boşalan bardağıma döktüğü viski bittiğinde bir diğerine eşlik ediyordu. Yerli yersiz konuşmaya Pelin'e içimi dökmeye başladığım da hıçkırıklarım da buna eşlik etmişti... __ Neden bu adam aklımdan çıkmıyor Pelin? __ Çünkü sen bu adama sırılsıklam aşık oldun kızım aşk işte adamı böyle çarpar dağıtır. __ Saçmalama kim ben mi ona aşığım, hiç de değil. Onun gibi duygusuz vurdum duymaz bir adama mı tutulacağım hah! Hıçkırıklarımın arasında gülmeye başladım duygularımı inkar ederken kalbim bunun tam aksini yapıyordu. __ Aşıksın işte tatlım bal gibi aşıksın neden inkar ediyorsun bence o da sana boş değil. __ Kim o mu ah! Pelin, güldürme beni o adam birini sevemez çünkü kalbi yok onun hem sen demedin mi o çapkın karanlık biri diye, off seni çift görmeye başladım, fazlamı içtim ne başım dönüyor. __ Evet sen sarhoşsun, ama aşk sarhoşu canım, derken gülmeye başlamıştı. Bak şimdi bunu nasıl ispat edeceğim kızım bu adam sana boş değil çantasından telefonu çıkarıp Bora'yı arıyorum şimdi dinle hoparlöre veriyorum... __ Saçmalama niye arıyorsun ki, onun umurunda bile olacağını sanmıyorum, kapat kapat! O telefonu Pelin. __ Hayır! Bak çalıyor alo ben Pelin, hatırladım mı? Alçin’in arkadaşı bak biz Divadayız, ve çok sarhoşuz, Alçin, kendini hiç iyi hissetmiyor dediğinde karşıdan bir küfür işitmiştim. Bu Bora'nın sesiydi. __ Hay! Aklımı sikeyim tamam kapat geliyorum bir yere kıpırdamayın. __ Kıpırdayacak halde değiliz ikimizde zaten dediğinde telefon kapanmıştı çoktan. __ O az önce küfür mü etti ah! Çok terbiyesiz azına acı biber sürmek lazım bu adamın bak geliyor demedim mi ben. __ Niye geliyor ben kimseyi davet etmedim. Hem sen niye aradın ki onu konuşurken cümlelerimi yutuyor hıçkırmama bir türlü engel olamıyordum. Yan masadan bir adam yanımıza gelip onlara katılmamızı isteyince Pelin, ardı arkası kesilmeyen küfürler etmeye başladığın da, azımı tutup gözlerimi şaşkınlıkla kocaman açmış gülmeye başlamıştım... __ Ah! Yettiniz be! bir sinek görseniz ona da yürüyeceksiniz beyninizi sikerim bir siktirin gidin ya uza hadi! __ Azına acı biber sürmek lazım senin fıstık, ama hoşuma gittin. Dediği sırada mekana Bora, girmişti. Her şey okadar hızlı olmuştu ki, tepki vermeye fırsatı dahi olmamıştı adamın... __ Senin azını sikerim uzaklaş lan!.. Adam Bora'yı görünce ve kendisinden iki kat iri ve uzun olması onu tırstırmış olacaktı ki ikiletmeden yanımızdan uzaklaşmıştı; Neden
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE