
"İmzala artık şu siktiğimin kağıdını!"
Kulağımın dibinde bağırması ile avucumun içinde sıktığım kalem onun yüzünden hissettiğim korkudan yere düşmüştü.
Zor nefes alıyordum kalbim deli gibi çarpıyordu.
Savaş kalemi yerden alıp masaya vurduğun da "Sana imzala diyorum şu kağıdı Narin!" diye tekrar etti.
Kağıda baktım bomboştu, neyi imzalayacaktım ne için?
"Bu kağıtta hiç birşey yazmıyor, ne için imzalıyorum?" diye sorarken sesim fısıltıdan ibaretti. Korkum geçmiş değildi.
Yıllar önce nasıl korkuyorsam bu adamdan yıllar sonra karşıma çıktığında da yine aynı korkuyla sınanıyordum.
"Yapacağımız anlaşmanın sözleşme kağıdı" dedi benden uzaklaşırken "Sen imzala maddeleri ben sonra yazacağım"
İçimdeki meraka engel olamıyordum, nasıl bir bela getirecekti bu adam benim başıma?
"Ne anlaşması? Ne maddesi?" diye sordum.
Çalışma masasına yumruğunu geçirdiğinde, korkuyla irkildim. "Kes sesini! Sana imzala diyorum Narin! Bırak artık sorgulamayı!" o bana bağırırken inatcı deli cesaretimle yüzüne baktım. "İmzalamıyorum! Önce ne anlaşması olduğunu söyle!"
Az önce oturduğu çalışma masasının koltuğundan kalkıp arkama geçti, saçlarımı geriye verdiğinde aheste nefesi ile ürperdim.
"Milyonlarca lira zarara uğradı şirketim kardeşin yüzünden. Bu kadar parayı ödeyebilecek kadar paran var mı Narin?"
Fısıltılı sesi kulağıma ulaşırken, nefesi bütün bedenimi yalayıp geçiyordu sanki. Ama söyledikleri daha korkunçtu!
Ben o kadar parayı nereden bulup öderdim, bedenimi satsam yıllarca yine ödeyemezdim ki.
"Benim o kadar param yok" dedim başımı çevirip kulağımın dibindeki yüzüne baktım "Ama müsaade eder vakit verirsen çalışıp ödemek için elimden geleni yaparım"
Gülerek uzaklaştı benden, "Çok safsın çok" dedi "Ömrünün sonuna kadar çalışsan yine ödeyemezsin bu miktarı. Şimdi sorgulamayı kes ve imzala"
Tekrar önümdeki kağıda baktım "En azından ne için imzaladığımı söyle! Neye karşılık imzalıyorum!"
Kollarını önünde bağladı ve memnun ifadesi ile yüzüme bakmaya başladı "Kaybettiğim milyonlar için bedenini bana satman karşılığında, Seni istediğim zaman, istediğim kadar sikeceğim karşılığında!"
Söylediği iğrenç kelimeler karşısında korkuyla titredim yine, gerçekten benden istediği bunlar mıydı? Savaş Karabey bu kadar iğrenç ve adi bir adam mıydı? Yıllar önce yaşanılanlar gözlerimin önüne geldiğinde, gözlerimden bir bir yaşlar süzülmeye başladı. O ise bu halimden memnunca konuşmasına devam etti.
"Benim kurallarımla, oyunlarımla benim koynumda, bana ait kölem olacaksın!" dedi, evet yıllar önce nasıl bir pislikse hala aynıydı.
Gözlerini gözlerimden ayırmadan "Yani kısacası güzelim, seks kölem olacaksın. Atacağın imza ise bu anlaşmanın imzalı yazılı kanıtı olacak,"

