Zaman dediğimiz kavram, ayağına pateni geçirmiş gibi yokuş aşağı beton yolda hızla kayıyordu. Sığırcık köyüne artık bahar gelmiş, kuşlar kışın terkettiği yuvalarına geri dönmüş, köyün içi cıvıl cıvıl olmuştu. Fakat Hasan dağı, zirvesinde tuttuğu karı hâlâ yolcu etmemişti. Temmuza kadar da göndermediği olurmuş. Öyle söylüyorlardı. Yine de köyün içi ve dış arazileri yeşermeye başlamıştı. Ağaçlar yeniden açtığı tomurcuklarla bu yılın bereketli geçeceğinin haberini versede, köyün ileri gelen bilgin büyükleri, bu durumu şöyle değerlendiriyorlardı. Nisan ayının başında olmamıza rağmen , iki şiddetli soğuğun daha olacağını, eğer bu soğuğa yeni çıkan tomurcuklar direnebilirse, bu yılın ancak öyle bereketli geçebileceğini, bir de çiçek fırtınası ile filiz kıran fırtınasını atlattılar mı son on yı

