Yakınımda hemen dibimdeydi. Ayağına giydiği kahverengi postallarının ucu, ona tezat küçük botlarımla burun burunaydı. Çenesinin altına saçlarım geliyordu. Kafamı kaldırdığım an yukarı baksam dudaklarıyla göz göze geleceğim. O da benim gibi. Sanki soluk almayı yeni öğrenmiş de ritmini ayarlamaya çalışıyordu sanki. Gözlerim inip kalkan göğsünde, yukarı baksam ölüm, hiç bakmasam uçurum öylece bekliyordum. Izin vermiyordu ki kollarının arasından kaçıp kurtulayım. Iki avucunu duvara koymuş, arasına sıkıştırdığı benim tepkilerimi ölçüyordu. Bir hareket etsin de ona göre keseyim biletini dercesine. Madem öyle, bende böyle diyerek silkelendim. Kaç dakika daha böyle kalabilirdik ki! iki avucumu da göğsünün üzerine koydum. sanki kalbi elimde atıyor gibiydi. Çok hızlı. Hafifçe ittirerek, hep y

