“Aloo…” diye yarım uykulu sesle cevap verdi telefona. “Alo cimcime yengene versene telefonu.” “Sana da merhaba Serdar,” Eylül’ün sesi iğneliyici bir şekilde çıkmıştı. Bu hödük herifin ona selam vermeden bir şey istemesi sinirine dokunmuştu. Serdar kaşlarını çattı. Telefonun küçük mavi ekranına baktı. Doğru yazıyordu. Cimcime diye yazıyordu. O halde bu küçük velet niye ona Serdar demişti? Niye Serdar abi değil?! Gökhan “Noldu?” diye sordu. “Hiç bir şey,” Serdar hemen ciddi bir tonda “Merhaba abicim. Bende yengemin numarası yok. Bir versen beş dakika telefonu. Onunla acil konuşmam lazım.” “Neymiş bu acil olan konu Serdar?” “Hasbinalla!” Serdar yavaş yavaş sinirlenmeye başlamıştı. Homurdanarak “Noluyor abicim sana. Versene şu siktiğimin telefonunu!” Küfür ettiğini duyunca Gök

