Belki de alışacaktı Elif, salondaki o rahatsız koltukta uyanıp Sultan'la göz göze uykusunu açmaya. Biraz geç yattığından geç de uyanmıştı. Başı ağrıyordu, sabah ezanını duymuş paltosunun içinde namaz kılmış, Can'ın banyosu yine ıslanmıştı. Başına namaz kılması için Feray'dan aldığı bir örtüyü örtmüştü ama seccade istemeyi unutmuştu. Babası zamanında onları dinsiz addederken evlerinde namaz örtüsü de seccade de bulunduğunu bilmezdi ki. Ya da onların namaz kılanı yadırgamadığını... Anlatsalar anlar mıydı? Rahmetli çok inatçıydı, belki de anlamazdı. Çarşafla, battaniyeyi katladı. Yastığın üzerine koyup çıktı salondan. Sultan peşinden geldi. Elini yüzünü yıkadı, aynada dişlerine baktı. Dolabı açtı, yedek fırça aradı, vardı. İzinsiz aldı, paketi açtı kullandı. Diğer ikisinin yanına bıraktı. Saç

