Son olayı takip eden bir ay oldukça sessiz geçmişti. İmparator, artık Kırlangıç'ın üzerine düşmüyor, kendilerine ayrılan alanın içinde kızla konuşmuyor, hatta ders saatleri dışında karşılaşmamayı seçiyordu. Kırlangıç ise son yakınlıktan sonra fazlasıyla bocalamaya başlamıştı. Kafası karışıyor, geçmişin izlerinden kurtulamıyordu. Hep böyle olmaz mı hayatta zaten? En yoğun duygularla savaşmanın yolu hiçbir şey hissetmemek haline gelmez mi? Yüreğindeki acının büyüklüğünü taşımaya alışan, yüreğindeki aşkın büyüklüğünü taşımaya da alışmaz mı? İmparator, üzerini değiştirdikten sonra bir çay alarak, Kale'nin ücra bir köşesindeki bir çardağa geçti. Son zamanlarda söz konusu çardağı kendisine zihinsel terapi alanı olarak bellemişti. Bir ajanın psikolojisi ne kadar düzgün olabilirse, onun psikol

