İklim'in Anlatımından Devam Akşam yemeğine kadar dışarıda dolaşıp durmuştum. Daha çok Mehmet'in etrafında. Aral komutanım onu bir ara yanına çağırmış ve sanırım uyarmıştı ki çok suratsız bir şekilde Turan timinin yanına geri dönmüştü. Bir ara sohbetlerine kulak misafiri olmuştum. Sancar ve Selçuk elli bin dediğinde sinirle ana avrat sövüp koğuşa geçmişti. Ama tüm sorun tabiki bu değildi. Bizim kavgamıza başka askerler de şahit olmuştu. Ve şu an resmen kiminle öpüştüğüme dair iddialar ortaya atılıyordu. Off, umarım bunu Hüseyin ve Turgay üsteğmen duymazdı. Büyük rezil olurdum işte o zaman. Mehmet içeri geçtikten sonra ben de daha fazla bakışlara maruz kalmamak için içeri geçip günümü öyle öldürmüştüm. Ama akşam yemeği kaçınılmaz bir sondu. Mecbur bir kez daha karşılarına çıkacaktım.

